
Îmanda ne kadar büyük bir saadet ve nîmet ve ne kadar büyük bir lezzet
ve rahat bulunduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak,dinle.
Bir vakit, iki adam hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri
hodbîn,tâli'siz bir tarafa; diğeri hudâbîn, bahtiyar diğer tarafa sülûk
eder, giderler. Hodbîn adam hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbîn olduğundan;
bedbînlik cezası olarak, nazarında pek fenâ bir memlekete düşer. Bakar
ki, her yerde âciz bîçareler zorba, müthiş adamların ellerinden ve tahribâtlarından
vâveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hâli görür.
Bütün memleket bir mâtemhâne-i umûmi şeklini almış. Kendisi şu elîm ve
muzlim hâleti hissetmemek için ...
"Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur'u; ben onun zamanında
gelseydim Mesnevî'yi yazardım. Onun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi
ise Risâle-i Nur tarzındadır."
Bediüzzaman Said Nursî'ye ait olan bu söz, onun hayatının en büyük meyvesi
olan Risâle-i Nur külliyatının niçin telif edildiğini ve hangi ihtiyaçlara
cevap verdiğini özlü bir şekilde ifade etmektedir. Çağımızın özelliklerini
tahlil ve mânevî hastalıklarını teşhis eden Bediüzzaman, "Zaman imanı
kurtarmak zamanıdır" formulü çerçevesinde kaleme aldığı Risâle-i Nur'la,
bu zamanın manevi ihtiyaçlarına tatminkâr cevaplar veren bir iman hazinesini
ortaya koymuştur.
Neden zaman imanı kurtarmak zamanıdır?
Çünkü çağımızda iman...
Bediüzzaman'ın değişime yönelik kelâmî ve tecdidî (yenilikçi) metodu
sadece muayyen bir zamanla bağlantılı, muayyen müşkilleri çözümlemeye dönük
dönemlik bir metod değildir. Şüphesiz bu şumûllü metod, asrın diliyle,
asrın hayat tarzıyla ve bu cahiliyet asrında cereyan eden asrın mücadeleleriyle
uyumlu, İslâm ümmetinin hareket tarzı üzerine gayet esaslı bir tavan teşkil
etmektedir.
Prof. Dr. Muhsin Abdülhamid
"Modern Asrın Kelâm Alimi," 3. Uluslarası
Bediüzzaman Sempozyumu, sayfa: 741, Yeni
Asya Yayınları, İstanbul, 1996.
|
Allahım,
Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana
niyaz ediyorum.
.
Ey şevkat ve merhametinin eserleri kâinatı dolduran ve Cennet Onun
isminin bir cilvesi, saâdet-i ebediye bir lem'ası ve dünyadakü bütün rızık
ve nimetler bir katresi olan Rahmân,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risâle-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Fenalık ve iftiralara ne kadar fecî bir surette maruz kalınırsa kalınsın,
mukabele-i bilmisil etmemek, tevbe ve istiğfara devam etmek, sabır ve tahammüle
çalışmak, öyle hâdiselerden ibret ve ders almak, mütecaviz ve müfterilerle
uğraşmamak, yüksek bir ahlâk ve kemâlâtın şiarındandır. Enbiyalar, velîler,
sulehalar ahlâkı ile ahlâklanmaktır.
Zübeyr Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|