24 Temmuz 1997, Perşembe 


Îman bir mânevî Tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.  
Bediüzzaman Said Nursî 
"İkinci Söz", Sözler, sayfa:23,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 
 

 

Bediüzzaman Said Nursî Kimdir?

Bediüzzaman Said Nursî, yüzyılımızın yetiştirdiği önde gelen İslâm mütefekkirlerinden biridir. 1876'da Bitlis'in Hizan kazâsına bağlı İsparit nâhiyesinin Nurs köyünde dünyaya gelmiş, 23 Mart 1960'da Şanlıurfa'da Hakkın rahmetine kavuşmuştur. 

Keskin zekâsı, hârikulâde hâfızası ve üstün kâbiliyetleriyle çok küçük yaşlardan itibâren dikkatleri üzerinde toplayan Said Nursî, normal şartlar altında yıllar süren klasik medrese eğitimini üç ay gibi .... 



Kuran-ı Kerim'den Bir ayet ve Risle-i Nur'da geçtiği yerler 
 
Enbiya Suresi, 21:69
Meâli:
    69."Ey ateş" dedik. "İbrahim için serin ve selametli ol."
"Kur'an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali", İsmail Mutlu ve Şaban Döğen, sayfa:326, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1997. 
Risale-i Nur'da geçen yerler:  
...  


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

Risâle-i Nur, baştan sona, "Allah'ı tanımak" diye de ifade edilen "mârifetullah" üzerinde durmakta; bizi mârifetullaha götüren yolları göstermektedir. 

Dr. Ali Mermer 
"Rısâle-i Nur'da Mârifet Yolları", 3. Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu, sayfa: 50, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1996. 

 
Cevşenden Dualar 

Allahım

Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana niyaz ediyorum. 
  
Yâ Rahîm 
Ey rahmeti herşeyi kuşatan ve kâinattaki bütün in'âmât ve ihsânât, af ve rahmet, şefkat ve merhamet O'nun eseri olan Rahîm

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risâle-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Kendi nefsini daima kötülemek, kendi küçük kusurlarını büyük görmek, başkalarının büyük kusurlarını küçük görmek, yüksek bir fazilettir. Takvada, doğrulukta, edep ve ahlâkta kendisi azametle amel etmeye çalışmak, başkaların lâkaydlıkları ile meşgul olmamak veya ikaz ve hatırlamakta mütevaziyane ve yumuşaklık göstermek büyük bir fazilet ve din kardeşlerinin dinine hizmet edebilmek için semeredâr bir düsturdur. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996