25 Temmuz 1997, Cuma 


Sivrisineğin gözünü halk eden, güneşi dahi o halk etmiştir. 
Bediüzzaman Said Nursî 
"Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:452,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 
 

Kelimeler Senai Demirci

Bil Ey Nefsim 

Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız bir hale getirmiştir. Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan herkese kâinatın kapıları açıktır. Gözle görünür ve elle dokunulur herşey hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz. Buna göre, mesela bir bilim adamının ahlakı ve kendisine bakışı en fazla kendi özel hayatını ilgilendirir. Bu adam bilgi edinme işini kurallarına göre yapıyorsa, bize sunduğu bilgilerin sıhhatinden şüphe etmemize gerek yoktur. Yani insanın kâinata ve kendisine bakışı ne olursa olsun dışarıdan alacağı bilgilerde bir değişiklik beklememememiz gerekiyor. 

Buraya kadar bir itirazınız yoksa, modern bilmin insan ve kâinat arasına koyduğu çizginin altına ... 



Bir siir 
 Risâle-i Nur müellifi Üstadım Hazretlerine
Mânevî Nur kılıncını almış eline,
Vuruyor münâfıkların baş ve beline.
Her söylediği hikmet olan Üstâdımın,
Mevlâm ilim vermiş o nur diline.
Bu nasıl ateştir, böyle yakıyor.
Kavrulup dumanı göğe çıkıyor.
Îman, Kur'ân dersi veren Üstâdımın,
Kaleminden âleme nurlar akıyor.
Îman yolunda canını fedâ eylemiş,
...


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

Bediüzzaman'ı okuduğumuzda, sadece insanî kavmî hakikatleri alıp, ilahî hakikatleri gözardı etmeksizin, gayet icazlı bir şekilde ilahî, insanî ve kavmî hakikatler arasında kurduğu fikri terkibleri muhteşemdir. 

Edib Debbağ, "Bediüzzaman'a Göre Bilgi Teorisi", 3. Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu, sayfa: 741, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1996.

 
Cevşenden Dualar 

Allahım

Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana niyaz ediyorum. 
  
Yâ Alîm 
Ey ilm-i zâtîsi ezelden ebede herşeyi her şe'niyle beraber ihâta eden ve hiçbir şey, hiçbir zamanda, hiçbir vecihle Onun nûr-u ilminden gizlenemeyen Alîm
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risâle-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

İnsan beşerdir, hata edebilir. Hususen küllî ve umumî bir dâvanın hizmetkârlarına yapılan taarruzların çokluğu, şerâitin ağırlığı; dâvâyı inkişaf ettirmek, hizmetin önüne çekilen dehşetli mâniâları yıkabilmek için çeşitli hizmet şık ve şekilleri ararken hepsinde yüzde yüz isabete muvaffak olmak pek müşküldür. Böyle bir hengâmede müsbet netice vermeyen tedbirleri o müdebbire söylemek lâzım iken, her ne sebeple olursa olsun, kat'iyyen başkasına söylememek  ruh, kalb, akıl ve feraset eseridir. Bunun aksine başkalarına dert yanmak, safderunluk ve düşünce za'fının delilidir. Fayda vereceğim zannıyla fikrinde taannüd ve taassub göstermek zarar vermenin en bâriz bir delilidir ki, bu da ahmaklığın gözlere görünecek derecede aşikâr olmasıdır. Zira ahmaklığın tarifi, "Fayda vereceğim niyetiyle zarar vermektir.

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996