Îmanda ne kadar büyük bir saadet ve nîmet ve ne kadar büyük bir lezzet
ve rahat bulunduğunu anlamak istersen,şu temsilî hikâyeciğe bak,dinle.
Bir vakit, iki adam hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri
hodbîn,tâli'siz bir tarafa; diğeri hudâbîn, bahtiyar diğer tarafa sülûk
eder, giderler. Hodbîn adam hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbîn olduğundan;
bedbînlik cezası olarak, nazarında pek fenâ bir memlekete düşer. Bakar
ki, her yerde âciz bîçareler zorba, müthiş adamların ellerinden ve tahribâtlarından
vâveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hâli görür.
Bütün memleket bir mâtemhâne-i umûmi şeklini almış. Kendisi şu elîm ve
muzlim hâleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz. Çünkü herkes
ona düşman ve ecnebî görünüyor. Ve ortalıkta dahi müthiş cenazeleri ve
me'yusâne ağlayan yetimleri görür. Vicdânı azap içinde kalır.
Diğeri hudâbîn, hudâperest ve hakendiş, güzel ahlâklı idi ki, nazarında
pek güzel bir memlekete düştü. İşte bu iyi adam, girdiği memlekette bir
umûmi şenlik görüyor. Her tarafta bir sürur, bir şehrâyin, bir cezbe ve
neşe içinde zikirhâneler… Herkes ona dost ve akrabâ görünür. Bütün memlekette
yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisât-ı umûmiye şenliği görüyor. Hem
tekbir ve tehlîl ile mesrurâne ahz-ı asker için bir davul, bir mûsıkî sesi
işitiyor. Evvelki bedbahtın hem kendi,...
Bakara
Sûresi, 2:3
Meâli:
-
3. Onlar (Allah'tan korkanlar) görmedikleri (Allah, peygamberler, melekler,
kıyamet günü, Cennet, cehennem gibi) gerçeklere inanırlar; namazı kılarlar
ve kendilerine verdiğimiz maldan yerli yerince harcamada bulunurlar.
-
Abdullah Aydın, Kur'an-ı Kerim ve Meali Celilesi,
sayfa:3, Aydın Yayınevi, İstanbul.
Risale-i Nur'da geçen yerler:
...
Direkt Kur'an kaynaklı ve onun himayesinde olan böyle bir eser manzumesinin
(Risâle-i Nurlar) ise insanî kainat yorumlarından etkilenmesi düşünülemez.
Hakan Yalman
Hakan Yalman, "Risâle-i Nur pozitivizm",
Köprü, No: 49, Kış 1994.
|
Ey lisân-ı hal ve kal ile edilen bütün dualara nihayetsiz rahmet ve kudretiyle
ve nihayetsiz hikmetinin muktezâsınca icâbet eden Mücîb-i Rahîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul,
1992
Dedikodu ile, arkadan çekiştirmekle mesele halletmeye çalışmak, ya safdillik,
ya şuur altı veya şuur üstü garaz ve muhalefet nişanıdır. Veya canı incitilmişin
intikam kokusudur.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|