5 Ağustos 1997, Salı 

 Fıtrat yalan söylemez. Bir çekirdekteki meyelân-ı nümuvv der: " Ben sünbülleneceğim, meyve vereceğim." Doğru söyler. Yumurtada bir meyelân-ı hayat var; der: "Piliç olacağım." Biiznillâh olur. Doğru söyler. Bir avuç su, meyelân-ı incimâd ile der: "Fazla yer tutacağım." Metîn demir onu yalan çıkaramaz; doğruluğu demiri parçalar. Şu meyelânlar, İrâdeden gelen evâmir-i tekvîniyenin tecellileridir, cilveleridir.
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:453,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 
 
 
sozler 
Üçüncü Söz

İbadet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk ve sefahet, ne büyük bir hasaret ve helaket olduğunu anlamak istersen, şu temsili hikayeciğe bak, dinle: 

Bir vakit iki asker, uzak bir şehre gitmek için emir alıyorlar. Beraber giderler. Tâ yol ikileşir. Bir adam orada bulunur. Onlara der; 

"Şu sağdaki yol, hiç zararı olmamakla beraber, ondan giden yolculardan ondan dokuzu büyük kâr ve rahat görür. Soldaki yol ise, menfaati olmamakla beraber, on yolcusundan dokuzu zarar görür. Hem ikisi, kısa ve uzunluktu birdirler. Yalnız bir fark var ki; intizamsız, hükümetsiz olan sol yolun yolcusu çantasız, silahsız gider. Zahirî bir hiffet, yalancı bir rahatlık görür. İntizâm-ı askerî altındaki sağ yolun yolcusu ise, mugaddî hulâsalardan dolu dört okkalık bir çanta ve her adüvvü alt ve mağlup edecek iki kıyyelik bir mükemmel mîrî silahı taşımaya mecburdur." 

O iki asker, o muarrif adamın sözünü dinledikden sonra, şu bahtiyar nefer sağa gider. Bir batman ağırlığı omuzuna ve beline yükler. Fakat kalbi ve rûhu binler batman minnetlerden ve korkulardan kurtulur. Öteki bedbaht nefer ise... 


Makale 
 

 Bediüzzaman Said Nursî Kimdir?

Bediüzzaman Said Nursî, yüzyılımızın yetiştirdiği önde gelen İslâm mütefekkirlerinden biridir. 1876'da Bitlis'in Hizan kazâsına bağlı İsparit nâhiyesinin Nurs köyünde dünyaya gelmiş, 23 Mart 1960'da Şanlıurfa'da Hakkın rahmetine kavuşmuştur. 

Keskin zekâsı, hârikulâde hâfızası ve üstün kâbiliyetleriyle çok küçük yaşlardan itibâren dikkatleri üzerinde toplayan Said Nursî, normal şartlar altında yıllar süren klasik medrese eğitimini üç ay gibi kısa bir zamanda tamamlamıştır.Gençlik yıllarını alabildiğine haraketli bir tahsil hayatı ile değerlendirmiş; ilimdeki üstünlüğünü, devrinin ulemâsıyla çeşitli zeminlerde yaptığı münâzaralarda fiilen ispatlamıştır. Bu meziyetleriyle ilim çevresine kendisini kabul ettirerek, "Bediüzzaman" , yani "çağın eşsiz güzelliği" lâkabı ile anılmaya başlamıştır. 

Said Nursî medrese eğitimiyle dini ilimlerde kazandığı ihtisası, çeşitli fenlerde yaptığı tetkiklerle tamamlamış; bu arada devrinin gazetelerini takip ederek ülkedeki ve dünyadaki gelişmelerle ilgilenmiştir. Diğer taraftan, doğup büyüdüğü şark topraklarının sıkıntı ve problemlerini bizzat yaşayarak gören Said Nursî, en zarurî ihtiyacın eğitim olduğu kanaatine varmış; bunun için de ... 

 


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

Onun davası ise, asil ve birleştirici bir davadır. Onun çağrısında her türlüsüyle "asabiyete" yer yoktur, tefrika sözkonusu değildir. 

Prof. Dr. Muhsin Abdulhamid, "Bediüzzaman'ı Anlamalıyız," Köprü, sayfa: 59,  Kış 1995. 

 

 
Cevşenden Dualar 

 
Ya Azimel Berekat  Ey maddî ve mânevî nimetlere, rızıklara, ömürlere, hayır ve hasenelere bereket ihsân eden, nihayetsiz rahmet ve gınâ ve cûd ve sehâsıyla ziyadelikler veren Muhsin-i Kerîm

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Nefsine itimad ederek mesai arkadaşlarını âmiyane görenin sonu tehlikelidir. İstişare esnasında kendi fikrine saplanarak vereceği cevabı düşünen; azaların fikirlerini küçümseyen, hatadan kurtulamaz. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996