Beşinci
Söz
Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i
insaniye ve ne kadar fıtrî, münâsip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu
görmek istersen; şu temsili hikayeciğe bak, dinle:
Seferberlikte, bir taburda, biri muallem vazifeperver, diğeri acemi
nefisperver iki asker beraber bulunuyordu. Vazifeperver nefer, talime ve
cihâda dikkat eder, erzak ve tâyinâtını hiç düşünmezdi. Çünkü anlamış ki,
onu beslemek ve cihazatını vermek, hasta olsa tedavi etmek, hatta indelhâce
lokmayı ağzına koymaya kadar devletin vazifesidir. Ve onun asıl vazifesi
...
Kız
Çocuğu Ölümleri
Kur'ân-ı Hakîmin en ziyade rikkatime dokunan âyetlerinden biri, Tekvîr
sûresinin 8. ve 9. ayetleridir. Gerek ifade tarzı, gerek ifade edildiği
yer itibariyle eşsiz bir belagat incisi olan bu ayetlerin her okunuşunda
yüreğimde, sorumluluklarımızı hatıra getiren ince bir sızı hissederim.
Tekvir sûresi adından da anlaşılacağı gibi, Kıyamet tasvirleriyle yüklü,
celâl ve kahr vurgusunun ağır bastığı bir sûredir. Kadîr-i Mutlak olan
Rabbimizin kıyamet günü güneşi dürüp ışıksız bırakmasını tasvir ile başlar;
ve aynı derecede azametli başka şeylerin zikriyle devam eder; yıldızların
düşüp sönmesi, dağların yürümesi, tüm canlıların bir yere toplanması, denizlerin
kaynayıp kabarması... Derken bu celâl ve kahr yüklü tasvirlerin ihtizaza
getirdiği şevkat dolu kalblere, cemal yüklü ama celâl yüklü tasvirlerden
de keskin bir diğer kıyamet olayından haber verilir. Bunca celal tablosu
içinde 8. ayete gelindiğinde birden söz döner, ve cemalin en sevimli cilvesini
üzerinde taşıyan kız çocuğuna gelir. "Ve sorulduğu zaman kız çocuğuna:
Hangi suçtan dolayı öldürüldün?"
İşte bu iki âyet ...
Risale-i Nur'un evrensel davetinin belli bir coğrafyanın ve belli bir
tarih diliminin inhisarından azâde olduğunun Risâle-i Nur adına ifadesi
gerekmektedir. Ki, doğru olan, Risâle-i Nur'da öngörülen tavır budur.
Metin Karabaşoğlu, "Kim kime muhtaç?
Aydınlar mı Risale-i Nura, Risale-i Nur mu aydınlara?, Köprü, sayfa: 15-17,
Kış 1995.
|
Ey bütün mahlukatın sual ve dua lisanıyla ettikleri fakr ve ihtiyâcâtına
dâimî cevap veren ve yerine getiren Kerîm-i Pürnevâl,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul,
1992
Dostlarına şiddet-i hiddet eden, haşin davrananın dostları dağılır.
Bu neticeyi kendinden bilmek, güzel bir fazilettir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|