10 Ağustos 1997, Pazar 

 Nasrâniyet ya intifâ veya  ıstıfa edip, İslâmiyete karşı terk-i silah edecektir. Nasrâniyet birkaç defa yırtıldı; Protestanlığa geldi. Protestanlık da yırtıldı, tevhîde yaklaştı; tekrar yırtılmaya hazırlanıyorç Ya intifâ bulup sönecek veya hakîki Nasraniyetin esâsını câmî olan hakâik-i İslâmiyeyi karşısında görecek, teslim olacaktır.
İşte bu sırr-ı azîme Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam işaret etmiş ki: "Hazret-i Îsâ nâzil olup gelecek, ümmetimden olacak, şeriatımla amel edecektir." 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:454,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 
 
sozler 
İkinci Söz
 
Îmanda ne kadar büyük bir saadet ve nîmet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen,şu temsilî hikâyeciğe bak,dinle. 

Bir vakit, iki adam hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbîn,tâli'siz bir tarafa; diğeri hudâbîn, bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler. Hodbîn adam hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbîn olduğundan; bedbînlik cezası olarak, nazarında pek fenâ bir memlekete düşer. Bakar ki, her yerde âciz bîçareler zorba, müthiş adamların ellerinden ve tahribâtlarından vâveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hâli görür. Bütün memleket bir mâtemhâne-i umûmi şeklini almış. Kendisi şu   ... 


Ayna 
 
 İki Ömer'in Öğrettiği  

İslam'ın fıtrat hamurunu nasıl yoğurup pişirdiğinin en eşsiz örneklerinden biridir Hz. Ömer. İslam'dan önceki Ömer ile İslam'dan sonraki Ömer arasındaki fark, bindörtyüz yıldır anlatılmakta; İslam'ın insanı nereden nereye ulaştırdığının en açık misali olarak nazarlara sunulmaktadır. 

Malumdur; Ömer, cahiliye adetlerinin en sıkı savunucularından biridir. O dönemde kızını diri diri toprağa gömmeyi bile becerebilmiştir. Fakat, aynı Ömer, İslam'dan sonra haksız yere hiçbir cana kıyamayacak, bir karıncanın ayağını dahi kıramayacak derecede hassasiyet kazanmış; ve "halifeti Rasullullah" olarak şereflendiği hilafeti sırasında adaletiyle nam kazanmıştır. "Dicle kenarındaki bir kuzunun ayağı incinse, ... 

 


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

Bediüzzaman Said Nursî bütün hayatını sürgünlerde, zindanlarda,hapislerde ve baskı altında geçirdi. Ancak o asla vazgeçmedi ve geri adım atmadı. Korkmadı ve ye'se düşmedi. 

Prof. Dr. Abdülvedud Çelebi, "Hutbe-i Şamiye Işığında İslam Birliği", Üçüncü Uluslararası Bediüzzaman Seöpozyumu, Istanbul, 1995. 

 
Cevşenden Dualar 

 

Ya alimel sırrı vel hafiyyat 
 

Ey en gizli mahlukatının en gizli arzularını ve en hafî niyazlarını bilen, işiten ve icâbet eden Alîm-i Zülcemal

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Herkesin bir kusurunu bulup, kendi kusurlarını görmeyerek dostlarını terk eden, terk edilir. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996