Altıncı
Söz
NEFİS VE MALINI CENÂB-I HAKKA SATMAK ve Ona abd olmak ve asker olmak ne
kadar kârll bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen,
şu temsilî hikâyeciği dinle:
Bir zaman, bir padişah, raîyetinden iki adama, herbirisine emâneten
birer çiftlik verir ki; içinde fabrika, makine, at, silâh gibi herşey var.
Fakat firtınalı bir muharebe zamanı olduğundan, hiçbir şey kararında kalmaz.
Ya mahvolur veya tebeddül eder, gider.
Padişah, o iki nefere, ...
Birinci Söz'ün bu ikinci cümlesi, ilk cümlenin manasına
tâbi olmayı ifade ediyor. Birinci Söz'ün ilk cümlesi, besmeleyi her hayrın
başına koyuyor: Bismillah her hayrın başıdır. Hayır, "Allah'ın adı ile"
ifadesinde, "ile" ye tekabül eden Bismillahın 'Bi'sidir. 'Bi' bizim elimizdedir,
biz mahlûkatın cüz'i iradesine bırakılmıştır. Hayır ve vücut sahasına 'bi'
kapısından girebiliriz. Bu yüzden besmelenin 'Bi'si Halık ve mahlûk arasındaki
nisbeti, hayır ve şer arasındaki tercihi ifade eder. Varlık ve yokluk arasındaki
ince çizgiyi dudağımızın ucuna taşır. Dudaklarımızın birbirine tek birkez
bitiştirilmesiyle kolayca beliren bu hece, bizi hayrı ve vücudu elinde
tutan Saniimize nispet eder. Onun kudretine şerleri hayra kalbetmenin,
yokluğu vücuda çevirmenin ne kadar kolay olduğunu bize hissettirir. Diğer
taraftan dudaklarımızın ilk dokunuşuyla ilan ettiğimiz intisabı ifade etmenin
kolay olduğu kadar, cüz'i irademizi sarfettikten sonra nasib olan imanın
nihaiî ifadesi olması hasebiyle keskin ve toktur. Nitekim, dudaklarımızın
ve kalbimizin Bismillah'a eriştiği bu ilk ve kolay heceyi, Birinci Söz'ün
bidayetinde farkında olmadan tekrarlarız: "Birinci Söz. Bismillah her hayrın
başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim, şu..."
Cümlenin kelimelerine gelirsek: ...
(Bediüzzaman) Kur'ân'ın mucize yönlerini bütün insanlara tafsilatlı
bir biçimde açıklamaya büyük ihtimam göstermiştir.
Doc. Dr. Ziyad al-Daghamin, "Bediüzzaman
Said Nursi'ye Göre Kur'ân'ın Mûcizeliğini Açıklama Metodu," 3. Uluslarası
Bediüzzaman Sempozyumu, Istanbul, 1995.
|
Ey bütün hayır kapılarını açan, bütün mevcudatın ayrı ayrı ve muntazam
suretlerini en güzel mertebede fetheden ve her hayır ve bereket ve fetih
ve muvaffakıyet Onun en güzel mertebedeki tecelliyât-ı rahmetiyle vücuda
gelen Hayru'l-Fâtihîn,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul,
1992
Acı nasihat faydalı şerbettir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|