14 Ağustos 1997, Perşembe 

 Bir fikre dâvet, cumhûr-u ulemânın kabulüne vâbestedir. Yoksa dâvet bid'attır; reddedilir.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:455,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 
 
 
 Sozler 
 
Altıncı Söz
 
NEFİS VE MALINI CENÂB-I HAKKA SATMAK ve Ona abd olmak ve asker olmak ne kadar kârll bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciği dinle: 

Bir zaman, bir padişah, raîyetinden iki adama, herbirisine emâneten birer çiftlik verir ki; içinde fabrika, makine, at, silâh gibi herşey var. Fakat firtınalı bir muharebe zamanı olduğundan, hiçbir şey kararında kalmaz. Ya mahvolur veya tebeddül eder, gider. 

Padişah, o iki nefere, ... 


Birinci Söz'ün bu ikinci cümlesi, ilk cümlenin manasına tâbi olmayı ifade ediyor. Birinci Söz'ün ilk cümlesi, besmeleyi her hayrın başına koyuyor: Bismillah her hayrın başıdır. Hayır, "Allah'ın adı ile" ifadesinde, "ile" ye tekabül eden Bismillahın 'Bi'sidir. 'Bi' bizim elimizdedir, biz mahlûkatın cüz'i iradesine bırakılmıştır. Hayır ve vücut sahasına 'bi' kapısından girebiliriz. Bu yüzden besmelenin 'Bi'si Halık ve mahlûk arasındaki nisbeti, hayır ve şer arasındaki tercihi ifade eder. Varlık ve yokluk arasındaki ince çizgiyi dudağımızın ucuna taşır. Dudaklarımızın birbirine tek birkez bitiştirilmesiyle kolayca beliren bu hece, bizi hayrı ve vücudu elinde tutan Saniimize nispet eder. Onun kudretine şerleri hayra kalbetmenin, yokluğu vücuda çevirmenin ne kadar kolay olduğunu bize hissettirir. Diğer taraftan dudaklarımızın ilk dokunuşuyla ilan ettiğimiz intisabı ifade etmenin kolay olduğu kadar, cüz'i irademizi sarfettikten sonra nasib olan imanın nihaiî ifadesi olması hasebiyle keskin ve toktur. Nitekim, dudaklarımızın ve kalbimizin Bismillah'a eriştiği bu ilk ve kolay heceyi, Birinci Söz'ün bidayetinde farkında olmadan tekrarlarız: "Birinci Söz. Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim, şu..." 

Cümlenin kelimelerine gelirsek:   ... 

 


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

(Bediüzzaman)  Kur'ân'ın mucize yönlerini bütün insanlara tafsilatlı bir biçimde açıklamaya büyük ihtimam göstermiştir. 

Doc. Dr. Ziyad al-Daghamin, "Bediüzzaman Said Nursi'ye Göre Kur'ân'ın Mûcizeliğini Açıklama Metodu," 3. Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu, Istanbul, 1995. 
 

 
Cevşenden Dualar 

 

Ya hayral Fatihîn 
 
Ey bütün hayır kapılarını açan, bütün mevcudatın ayrı ayrı ve muntazam suretlerini en güzel mertebede fetheden ve her hayır ve bereket ve fetih ve muvaffakıyet Onun en güzel mertebedeki tecelliyât-ı rahmetiyle vücuda gelen Hayru'l-Fâtihîn, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Acı nasihat faydalı şerbettir. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996