15 Ağustos 1997, Cuma
 İnsan, fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bâzan bâtıl eline gelir; hak zannederek koynuna saklar. Hakîkati kazarken, ihtiyârsız, dalâlet başına düşer; hakîkat zannederek kafasına giydiriyor.  
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:455,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 
 
  
  makale Şaban Döğen 

    İmandan kaynaklanan cesaret 

    Bediüzzaman gönüllü alay komutanı olarak talebeleriyle birlikte katıldığı, büyük kahramanlıklar gösterdiği Kafkas cephesinde 1916 yılında esir düşer, Rusya’nın Kosturma şehrindeki esirler kampına gönderilir. Burada oldukça ilginç bir hadise yaşanır. Birgün Rus başkomutanı Nikola Nikolaviç esirleri teftişe gelir. Herkes ayağa kalktığı halde bir kişi ayağa kalkmaz. Bu Bediüzzaman’dır. Başkomutan ikinci, hatta üçüncü kez önünden geçtiği halde yine kalkmadığını görür ve tercüman vasıtasıyla sordurur:

    “Beni tanımadınız mı?”

    “Evet ... 


Küçük Sözler

İbadet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk ve sefahet, ne büyük bir hasaret ve helaket olduğunu anlamak istersen, şu temsili hikayeciğe bak, dinle: 

Bir vakit iki asker, uzak bir şehre gitmek için emir alıyorlar. Beraber giderler. Tâ yol ikileşir. Bir adam orada bulunur. Onlara der; 

"Şu sağdaki yol, hiç zararı olmamakla beraber, ondan giden yolculardan ondan dokuzu büyük kâr ve rahat görür. Soldaki yol ise, menfaati olmamakla beraber, on yolcusundan dokuzu zarar görür. Hem ikisi, kısa ve uzunluktu birdirler. Yalnız bir fark var ki; intizamsız, hükümetsiz olan sol yolun yolcusu çantasız, silahsız gider. Zahirî bir hiffet, yalancı bir rahatlık görür. İntizâm-ı askerî altındaki sağ yolun yolcusu ise, mugaddî hulâsalardan dolu dört okkalık bir çanta ve her adüvvü alt ve mağlup edecek iki kıyyelik bir mükemmel mîrî silahı taşımaya mecburdur." 

O iki asker,   ... 

 


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

Nur risalelerinde kardeşlik, birlik ve beraberlik tavsiye edilmekte ve cehaletten, nifaktan, bölünüp parçalanmaktan ve anarşiden uzak durulması ısrarla öğütlenmektedir.

Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, "Açılış konuşması" 3. Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu, Istanbul, 1995. 
 

 
Cevşenden Dualar 

 

Ya hayraz- Zâkirîn 
 
Ey kendisini zikredenlere rahmetinin en güzel cilveleriyle cevap veren ve gayb âlemlerinin en hayırlı meclislerinde onları anmakla şereflendiren Hayru'z Zâkirîn, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

A benim güzel dostum!.. Çok kere olduğu gibi bugün yine çok tenkitler ettin. Kusurlar, hatalar saydın. Acaba gıyabında tenkitler yaptığın, gıybetini ettiğin Allah'ın kullarının o yaşa kadar olan iyiliklerinden, hayra hizmetlerinden, güzel huylarından, zararsız hallerinden ne kadarını yâdettin, kaç tanesini saydın? Münekkid ve kusur sayıcılardan olma! Korkarım ki, zulümkâr olursun... 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996