18 Ağustos 1997, Pazartesi 
 Nûr-u fikir, ziyâ-i kalb ile ışıklanıp mezc olmazsa, zulmettir; zulüm fışkırır. Gözün muzlim nehar-ı ebyâzı, muziî HAŞİYE leyle-i süveydâ ile mezc olmazsa, basarsız olduğu gibi; fikret-i beyzâ da süveydâ-i kalb bulunmazsa basîretsizdir.

HÂŞİYE: Meâli: Gözün gündüze benzeyen beyazı, geceye benzeyen siyahlığıyla beraber olmazsa, göz göz olmaz.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:455,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
  
 Ayna 
SİYASET NEDİR ? NE DEĞİLDİR ?

Doğan her yeni bebek, göğü yıldızlarla, zemini çiçeklerle süslenmiş güzelim bir dünyaya açar gözlerini... Her biri günün her bir anında, eşsiz bir âlem önümüze sunulur. Dağı deresi, gölü denizi, yıldızı ayı, kelebeği arısı ile; eşsiz bir âlem bize gülümser durur. 

Bu hâliyle, kâinat muhteşem bir sarayı andırır bize. Tavanı gökyüzüdür. Güneş lâmbası, ay kandili, yıldızlar mumlarıdır. Ve yeryüzü, eşsiz nimetler serili bir sofrası, bin bir çiçekle süslü bir tarlası, bin bir meyveyle dolu bir bahçesidir. 

Bu muhteşem sarayda, her bir şeyin ayrı bir yeri vardır. Her bir şey varlığı ile saraya ayrı bir renk katar, ayrı bir desen olur, ayrı bir güzellik verir. Her biri, kendi diliyle sarayın Sahib'ini bildirir. Dağlar, denizler ve yıldızlar, Onun haşmetini haykırırlar. Arılar, kelebekler ve kuşlar Onun rahmetinden haber getirirler. 

İnsanoğlu ... 


Küçük Sözler 

NEFİS VE MALINI CENÂB-I HAKKA SATMAK ve Ona abd olmak ve asker olmak ne kadar kârll bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciği dinle: 

Bir zaman, bir padişah, raîyetinden iki adama, herbirisine emâneten birer çiftlik verir ki; içinde fabrika, makine, at, silâh gibi herşey var. Fakat firtınalı bir muharebe zamanı olduğundan, hiçbir şey kararında kalmaz. Ya mahvolur veya tebeddül eder, gider. 

Padişah,... 



Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

İslâmî çerçevede 'cahil' sadece bilgisiz olan değil, aynı zamanda ilmi olup vahy ilmine iman ile nufüz ettirmeyen kimsedir. Bu konu gayet açık ve etkileyici bir üslupla Risale-i Nur'da işlenmiştir. 

Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, "Risale-i Nur'a Göre İlimlerin Sınıflandırılması,"  3. Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu, Istanbul, 1995. 
 

 
Cevşenden Dualar 

 

Ya hayral Râzigîn 
 
Ey kendisini zikredenlere rahmetinin en güzel cilveleriyle cevap veren ve gayb âlemlerinin en hayırlı meclislerinde onları anmakla şereflendiren Hayru'z Zâkirîn, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
Ey ehli İslam ve irfan! Din kardeşlerinin ayıplarını, kusur ve hatalarını sayıp dökmekte, bakıyorum ki, çok mahirsin. Acaba bir o kadar veya onun yarısı kadarı olsun kendi ayıplarını, kendi kusur ve yanlışlarını, isabetsiz hareketlerini, seni dinleyenlere aynı iştahla, aynı maharetle sayıp döktün mü? Korkarım ki, zulümkâr olmuş olmayasın. Güzel huylu ol. Nefsini zemmeden, kusurlarını itiraf eden din ve dâvâ arkadaşlarını medheden ahlâk-ı âliye erbabı ile sohbet et. Ahlâk-ı âliye ile yükselmek aşkına düşersin. "Tahallukû bi ahlâkillah" emr-i cemiline inkiyad şerefiyle şereflenirsin.

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996