
Bediüzzaman Said Nursî, Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin
Nurs köyünde dünyaya geldi (1876). Yenilikçi, atak, cesur bir mizaca, son
derece parlak bir zekaya ve güçlü bir hafızaya sahipti. Bunlar katıksız
iman ve ilim aşkıyla birleşince, normalde onbeş yıl kadar süren klâsik
medrese eğitimi üç aya sığdı. Bu olağanüstü gelişmeyi kavrayamayanlar tarafından
düzenlenen münazaraları (ilmî tartışma) kazanarak, kendini ispatladı. Bu
yüzden "Molla Said"e "zamanın emsalsizi, benzersizi" anlamında "Bediüzzaman"
lakabı verildi.
Dönem tüm dünyada maddeciliğin öne çıktığı bir dönemdi. İnsanlık kendi
geleceğini tahribe yönelmiti.Bu değişimden müslüman milletler de etkilenmiş,
meselâ yeryüzünün tek bağımsız İslâm devleti olan Osmanlı Devleti çoktan
eski haşmetini ve kudretini kaybetmişti. Büzülme ve çözülme noktasındaydı.
İnsanlığın ...
Bakara
Sûresi, 2:60
Meâli:
60.Bir zamanlar Musa kavmi için su aramıştı da biz ona: "Asanı kayaya
vur" buyurmuştuk. O da vurunca kayadan oniki pınar fışkırmıştı. Her kabile
su içeceği pınarı bilmişti. Biz "Allah'ın verdiği rızıktan yeyin için,
yalnız azıp yeryüzünde fesat çıkarmayın" buyurmuştuk.
-
Abdullah Aydın, Kur'an-ı Kerim ve
Meali Celilesi, s.10, Aydın Yayınevi, İstanbul.
Risale-i Nur'da geçen yerler:...
Hiç şüphesiz ki Bediüzzaman, bu asırda, kendi alanında benzersiz bir
müceddiddir. Çünkü o, birçok üstaddan ders almasına, çeşitli ilimlerde
araştırmalar yapmasına ve geniş marifet mütalaalarına rağmen ne bir üstada
bağlı kalmış, ne de sözlerinde, kitaplarında ve fiillerinde sınırlı bir
ilimle yetinmiştir.
Prof. Dr. Muhsin Abdulhamid, 3.
Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu, Istanbul, 1995.
|
Ey ihsânından daha ahsen bir ihsan olmayan Hayru'l-Muhsinîn,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul,
1992
Ey ferasetli ve müdebbir ehl-i hizmet! Omuz omuza verip çalışmaya çok
muhtaç olduğunu; tek başına veya ekalliyette kaldığın zaman muvaffakiyetsizliğe
düşeceğini her gün hatırla ve bu hakikatı bir karta yazıp cebine koy ki,
günde on defa nefsine ihtar edebilesin.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|