24 Ağustos 1997, Pazar  
 Zulüm, başına adâlet külahını geçirmiş; hıyanet, hamiyet libasını giymiş; cihada bağy ismi takılmış; esârete hürriyet nâmı verilmiş! Ezdad, sûretlerini mübâdele etmişler.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:456,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
Küçük Sözler 
Beşinci Söz

Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i insaniye ve ne kadar fıtrî, münâsip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu görmek istersen; şu temsili hikayeciğe bak, dinle: 

Seferberlikte, bir taburda, biri muallem vazifeperver, diğeri acemi nefisperver iki asker beraber bulunuyordu. Vazifeperver nefer, talime ve cihâda dikkat eder, erzak ve tâyinâtını hiç düşünmezdi. Çünkü anlamış ki, onu beslemek ve cihazatını vermek, hasta olsa tedavi etmek, hatta indelhâce lokmayı ağzına koymaya kadar devletin vazifesidir. Ve onun asıl vazifesi tâlim ve cihaddır. Fakat, bazı erzak ve cihazat işlerinde işler: Kazan kaynatır, karavanayı yıkar, getirir... 

Ona sorulsa  ... 



Resimlerle Bediüzzaman 
 
 
 İmân kuvvetiyle kâinata meydan okuyan söz ve fikir sultanı Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri dünya konforundan uzak Emirdağındaki mütevazi odasında Kur'ân-ı Kerim'i okurken... 



Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 
Bu zat, ... cahilliği yok etmek ve dinî ilimleri yaymak için büyük bir gayretle kolları sıvadı. 

Ebu'l Hasan en-Nedvi, "Bediüzzaman ve Davası,"  3. Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu, Istanbul, 1995. 

 
Cevşenden Dualar 

 

Ya men Hüvel Kebîrul Müteâl 
 
Ey hudutsuz sıfat ve isimlerinin mârifetimiz haricindeki nihayetsiz kibriyâsıyla kainatın bütün kusûrâtından ve ehl-i dalâletin efkâr-ı bâtılasından münezzeh ve muallâ olan Zât-ı Vâcibü'l-Vücud, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Halk nazarında nice itibarsız, hakir görünen Müslümanlar ve İslama hizmet edenler vardır ki, onlar insanlardan takdir, hürmet ve muhabbet beklemezler. Onlar, ehl-i îmana hürmetkâr ve merhametli olurlar. Onlara Allah'ın rızası kâfi gelir. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996