Îmanda ne kadar büyük bir saadet ve nîmet ve ne kadar büyük bir lezzet
ve rahat bulunduğunu anlamak istersen,şu temsilî hikâyeciğe bak,dinle.
Bir vakit, iki adam hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri
hodbîn,tâli'siz bir tarafa; diğeri hudâbîn, bahtiyar diğer tarafa sülûk
eder, giderler. Hodbîn adam hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbîn olduğundan;
bedbînlik cezası olarak, nazarında pek fenâ bir memlekete düşer. Bakar
ki, her yerde âciz bîçareler zorba, müthiş adamların ellerinden ve tahribâtlarından
vâveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hâli görür.
Bütün memleket bir mâtemhâne-i umûmi şeklini almış. Kendisi şu elîm ve
muzlim hâleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz. Çünkü herkes
ona düşman ve ecnebî görünüyor. Ve ortalıkta dahi müthiş cenazeleri ve
me'yusâne ağlayan yetimleri görür. Vicdânı azap içinde kalır.
Diğeri hudâbîn ...
Bağbozumu
Ilık bir Eylül günü, ikindi vakti bizim bahçeye uğradı güz. Bal sarısı,
kükürt rengi, kül rengi, taprak rengi, kahverengi, tuğla kızılı yapraklara
sardı toprağı. Sarı, solgun bir gölge vurmuş gibiydi bahçeye.
Sönmeye yüz tutmuş ikindi güneşi hüzünlü rengini önce yapraklara işliyor,
sonra düşen her yaprakla toprağa çalıyordu.
O gün hayatın düğümü kopmuştu bizim bahçede. Herşey bağı cözülmüş bir
demet gibi darmadağınıktı. Kuşlar uzklara uçmuş, çiçekler dağılmıştı.
O gün...
Günümüzde Kur'an'ın mucizeliği konusunda eser yazanların büyük bir kısmı
Bediüzzaman'ın konuyla ilgili yazdıklarından haberdar değildir. Oysa Bediüzzaman,
Kur'an'ın mucizeliği konusunda, nev'i şahsına münhasır ve cidden ilgi ve
araştırmaya değer bir metod takip etmiştir. İ'caz konusunda sözlerinin
bir eşi daha yoktur. Kendisi kapkaranlık bir ortamda doğmuş, bunlara meydan
okumuştur.
Prof. Dr. Ziyad Daghamin, "Bediüzzaman'a
Göre Kur'an'ın İ'cazını Açıklama Metodu",
3. Uluslarası Bediüzzaman Sempozyumu,
Istanbul, 1995.
|
Ey mîzân-ı azîm-i adaletinde bütün ins ve cinnin küçük büyük bütün amellerinin
birden hesabını sür'at-i mutlaka içinde gören Zât-ı Hasîb-i Kadîr,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul,
1992
Dikensiz gül, kusursuz arkadaş arayan kusurundan habersiz kimse, arkadaş
bulamaz.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|