28 Ağustos 1997, Perşembe  
 Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevâzû ve mahviyet iken; tahakküm ve tekebbüre sebep olmuştur. Fukaranın aczi, avamın fakrı, sebeb-i merhamet ve ihsan iken; esaret ve mahkumiyetlerine müncer olmuştur.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:456,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 

sozler 

Beşinci Söz

Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i insaniye ve ne kadar fıtrî, münâsip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu görmek istersen; şu temsili hikayeciğe bak, dinle: 

Seferberlikte, bir taburda, biri muallem vazifeperver, diğeri acemi nefisperver iki asker beraber bulunuyordu. Vazifeperver nefer, talime ve cihâda dikkat eder, erzak ve tâyinâtını hiç düşünmezdi. Çünkü anlamış ki, onu beslemek ve cihazatını vermek, hasta olsa tedavi etmek, hatta indelhâce lokmayı ağzına koymaya kadar devletin vazifesidir. Ve onun asıl vazifesi tâlim ve cihaddır. Fakat, bazı erzak ve cihazat işlerinde işler: Kazan kaynatır, karavanayı yıkar, getirir... 

Ona sorulsa, "Ne yapıyorsun?" 

"Devletin angaryasını çekiyorum" der. Demiyor, "Nafakam için çalışıyorum." 

Diğer şikemperver ve acemi nefer ise... 



  

Kralı Öldüren Maymun  

Necmeddin Şahiner, "Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi" isimli eserinde enteresan bir olaydan söz ediyor. Yunanlıların Anadolu'yu işgal edeceklerinin gündemde olduğu sıralarda İstanbul'da Bediüzzaman'ın yanında bulunan talebelerinden Molla Süleyman şöyle bir hatırasını anlatıyor: 

O günlerde, Yunan Başvekili Venizelos, İngiliz Başvekili Lloyd George'dan 50 bin kişilik silah almıştı. Bu silahlarla Anadolu'ya taarruz edecekleri sırada, bir Cuma gecesi Üstad Bediüzzaman namaza başladı ve gece sabaha kadar "Ya Rabbi, senin askerlerin çoktur, bu düşmanlara fırsat verme!" diye dua etti. Sabahleyin... 



Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 

Bediüzzaman'ın eserleri, kabiliyetlerin bağını çözen şaşırtıcı sırlarla doludur. Sürüklüyor, yöneltiyor. Bir uzaylının dilinden konuşmuyor Risle-i Nur. Bir köylü kadar bir üniversite profesörünün de anlayabileceği bir dilden, hem de ikilem gibi gözükse de her iki kişiyi de mesajıyla aciz bırakan, saygı duyduran bir dilden konuşuyor. 

Muhammed Bozdağ, "Risale-i Nur'a dair birkaç mesele," Köprü, sayfa: 19, Kış 1995. 

 
Cevşenden Dualar 

 

 
 

Ey güzel ameller için katında en güzel mükafatlar ve göz görmemiş, kulak işitmemiş, kalb-i beşere hutûr etmemiş Rahmânî hediyeler bulunan Zât-ı Rahmân-ı Rahîm, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Dikensiz gül, kusursuz arkadaş arayan kusurundan habersiz kimse, arkadaş bulamaz. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996