Beşinci
Söz
Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i
insaniye ve ne kadar fıtrî, münâsip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu
görmek istersen; şu temsili hikayeciğe bak, dinle:
Seferberlikte, bir taburda, biri muallem vazifeperver, diğeri acemi
nefisperver iki asker beraber bulunuyordu. Vazifeperver nefer, talime ve
cihâda dikkat eder, erzak ve tâyinâtını hiç düşünmezdi. Çünkü anlamış ki,
onu beslemek ve cihazatını vermek, hasta olsa tedavi etmek, hatta indelhâce
lokmayı ağzına koymaya kadar devletin vazifesidir. Ve onun asıl vazifesi
tâlim ve cihaddır. Fakat, bazı erzak ve cihazat işlerinde işler: Kazan
kaynatır, karavanayı yıkar, getirir...
Ona sorulsa, "Ne yapıyorsun?"
"Devletin angaryasını çekiyorum" der. Demiyor, "Nafakam için çalışıyorum."
Diğer şikemperver ve acemi nefer ise...
Kralı
Öldüren Maymun
Necmeddin Şahiner, "Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman
Said Nursi" isimli eserinde enteresan bir olaydan söz ediyor. Yunanlıların
Anadolu'yu işgal edeceklerinin gündemde olduğu sıralarda İstanbul'da Bediüzzaman'ın
yanında bulunan talebelerinden Molla Süleyman şöyle bir hatırasını anlatıyor:
O günlerde, Yunan Başvekili Venizelos, İngiliz Başvekili
Lloyd George'dan 50 bin kişilik silah almıştı. Bu silahlarla Anadolu'ya
taarruz edecekleri sırada, bir Cuma gecesi Üstad Bediüzzaman namaza başladı
ve gece sabaha kadar "Ya Rabbi, senin askerlerin çoktur, bu düşmanlara
fırsat verme!" diye dua etti. Sabahleyin...
Bediüzzaman'ın eserleri, kabiliyetlerin bağını çözen şaşırtıcı sırlarla
doludur. Sürüklüyor, yöneltiyor. Bir uzaylının dilinden konuşmuyor Risle-i
Nur. Bir köylü kadar bir üniversite profesörünün de anlayabileceği bir
dilden, hem de ikilem gibi gözükse de her iki kişiyi de mesajıyla aciz
bırakan, saygı duyduran bir dilden konuşuyor.
Muhammed Bozdağ, "Risale-i Nur'a
dair birkaç mesele," Köprü, sayfa: 19, Kış 1995.
|
Ey güzel ameller için katında en güzel mükafatlar ve göz görmemiş, kulak
işitmemiş, kalb-i beşere hutûr etmemiş Rahmânî hediyeler bulunan Zât-ı
Rahmân-ı Rahîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul,
1992
Dikensiz gül, kusursuz arkadaş arayan kusurundan habersiz kimse, arkadaş
bulamaz.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|