30 Ağustos 1997, Cumartesi  
Gaye-i hayal olmazsa, veyahut nisyan veya tenâsi edilse, ezhan enelere dönüp etrafında gezerler.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:456,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
Ayna 
 
 İki Ömer'in Öğrettiği  

İslam'ın fıtrat hamurunu nasıl yoğurup pişirdiğinin en eşsiz örneklerinden biridir Hz. Ömer. İslam'dan önceki Ömer ile İslam'dan sonraki Ömer arasındaki fark, bindörtyüz yıldır anlatılmakta; İslam'ın insanı nereden nereye ulaştırdığının en açık misali olarak nazarlara sunulmaktadır. 

Malumdur; Ömer, cahiliye adetlerinin en sıkı savunucularından biridir. O dönemde kızını diri diri toprağa gömmeyi bile becerebilmiştir. Fakat, aynı Ömer, İslam'dan sonra haksız yere hiçbir cana kıyamayacak, bir karıncanın ayağını dahi kıramayacak derecede hassasiyet kazanmış; ve "halifeti Rasullullah" olarak şereflendiği hilafeti sırasında adaletiyle nam kazanmıştır. "Dicle kenarındaki bir kuzunun ayağı incinse, adl-i İlâhî onu Ömer'den sorar" sözü, bir zamanlar kızını diri diri gömen bir insanın, İslam'ın talim ve terbiyesiyle, değil yalnız insanlara, sair mahlukata karşı da nasıl bir sorumluluk hissiyle yüklü olduğunun açık bir delilidir. 

İşte Hz. Ömer'in, İslam'dan önce kızını diri diri gömüşüyle, İslam'dan sonra kazandığı incelik ve hassasiyet sıklıkla vurgulanır. İki tablo arasındaki fark, ... 


 Sozler
Altıncı Söz
 
NEFİS VE MALINI CENÂB-I HAKKA SATMAK ve Ona abd olmak ve asker olmak ne kadar kârll bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciği dinle: 

Bir zaman, bir padişah, raîyetinden iki adama, herbirisine emâneten birer çiftlik verir ki; içinde fabrika, makine, at, silâh gibi herşey var. Fakat firtınalı bir muharebe zamanı olduğundan, hiçbir şey kararında kalmaz. Ya mahvolur veya tebeddül eder, gider. 

Padişah, o iki nefere, ... 


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler 
Ruhumda büyük bir boşluk hissederek okuyacak kitap ararken, Risale-i Nur'u okuduğum zaman, elimde olmayarak ondan ayrılamadım.

Zübeyir Gündüzalp, Köprü, sayfa: 3, Kış 1995. 

 
Cevşenden Dualar 

 

 
 
Ey dağlar gibi yağmur hazinelerini cevv-i semâda inşâ edip zemin ile âsumân ortasında muallâkta durduran Zât-ı Vâhibü'l-Hayat, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

İnsan iyi işli olmalı. Kendisini daima kusurlu görmeli. 
 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996