İki
Ömer'in Öğrettiği
İslam'ın fıtrat hamurunu nasıl yoğurup pişirdiğinin en eşsiz örneklerinden
biridir Hz. Ömer. İslam'dan önceki Ömer ile İslam'dan sonraki Ömer arasındaki
fark, bindörtyüz yıldır anlatılmakta; İslam'ın insanı nereden nereye ulaştırdığının
en açık misali olarak nazarlara sunulmaktadır.
Malumdur; Ömer, cahiliye adetlerinin en sıkı savunucularından biridir.
O dönemde kızını diri diri toprağa gömmeyi bile becerebilmiştir. Fakat,
aynı Ömer, İslam'dan sonra haksız yere hiçbir cana kıyamayacak, bir karıncanın
ayağını dahi kıramayacak derecede hassasiyet kazanmış; ve "halifeti Rasullullah"
olarak şereflendiği hilafeti sırasında adaletiyle nam kazanmıştır. "Dicle
kenarındaki bir kuzunun ayağı incinse, adl-i İlâhî onu Ömer'den sorar"
sözü, bir zamanlar kızını diri diri gömen bir insanın, İslam'ın talim ve
terbiyesiyle, değil yalnız insanlara, sair mahlukata karşı da nasıl bir
sorumluluk hissiyle yüklü olduğunun açık bir delilidir.
İşte Hz. Ömer'in, İslam'dan önce kızını diri diri gömüşüyle, İslam'dan
sonra kazandığı incelik ve hassasiyet sıklıkla vurgulanır. İki tablo arasındaki
fark, ...
Altıncı
Söz
NEFİS VE MALINI CENÂB-I HAKKA SATMAK ve Ona abd olmak ve asker olmak ne
kadar kârll bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen,
şu temsilî hikâyeciği dinle:
Bir zaman, bir padişah, raîyetinden iki adama, herbirisine emâneten
birer çiftlik verir ki; içinde fabrika, makine, at, silâh gibi herşey var.
Fakat firtınalı bir muharebe zamanı olduğundan, hiçbir şey kararında kalmaz.
Ya mahvolur veya tebeddül eder, gider.
Padişah, o iki nefere, ...
Ruhumda büyük bir boşluk hissederek okuyacak kitap ararken, Risale-i Nur'u
okuduğum zaman, elimde olmayarak ondan ayrılamadım.
Zübeyir Gündüzalp, Köprü, sayfa:
3, Kış 1995.
|
Ey dağlar gibi yağmur hazinelerini cevv-i semâda inşâ edip zemin ile
âsumân ortasında muallâkta durduran Zât-ı Vâhibü'l-Hayat,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul,
1992
İnsan iyi işli olmalı. Kendisini daima kusurlu görmeli.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|