1 Eylül  1997, Pazartesi  
Devletler, milletler muhârebesi, tabakat-ı beşer muhârebesine terk-i mevkî ediyor. Zîrâ, beşer esir olmak istemediği gibi, ecîr olmak da istemez.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:456,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
Mesaj, Şaban Döğen 
İlk heyecan

İlk heyecanların bir başka yeri vardır hayatımızda. Sürpriz bir hediye, beklenmedik bir hadise bizi alabildiğine sevinçlere gark edebilir. Hayret verici hadiseler karşısında heyecanlanır, sevincimizi gizleyemez, "Sübhanallah, Mâşâallah, Bârekallah" demekten kendimizi alamayız. 

Çocuk beklentisi içerisinde olan bir babaya müjde geldiğinde sevincinden uçar. Sınıfını geçip geçmediğini bilemeyen bir öğrencinin karneyi aldığında geçtiğini öğrenmesi onun için bütün dünyalara bedeldir. Bir hazine arayıcısının altın dolu bir küp bulduğundaki sevincine diyecek yoktur. Ruhen ve kalben hakikati arayan bir insanın İslâmla tanıştığındaki heyecanı da bunlardan hiç aşağı değildir. Hayatın mânâ ve gâyesini bilemeyen bir insanın eline dünya ve âhiretin saadetini gösteren bir eser geçtiğinde duyduğu sevinci anlatmak da kolay olmaz. 

Barla Lâhikasında bir göz gezdirirken mânevî terörün estirildiği, îmanların zincire vurulduğu, "Hayat sadece dünya hayatından ibarettir" zihniyetinin yerleştirilmeye çalışıldığı bir dönemde mânevî bunalım içerisinde bulunan nice insanın ezelî ve ebedî Kur'ân hakikatleriyle ... 


bir ayet 
 
 Bakara Sûresi, 2:60
Meâli:
60.Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur! demiştik. Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara) Allah'ın rızkından yeyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik.
 
"Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Meali" , Prof. Dr. Ali ÖZEK, Prof. Dr. Hayrettin KARAMAN, v.d. sayfa: 8 ,Hâdimül harameyniş-şerifeyn Kral Fehd Musahaf-ı Şerif Basım Kurumu, Medine-i Münevvere, 1992.
Risale-i Nur'da geçen yerler:
...
 

Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler
İlim adamlarını ve filozofları en fazla meşgul eden meselelerden biri olan Kader hakikatı, "Yirmi Altıncı Söz"de vuzuha kavuşturulmuştur. 

Köprü, sayfa:53, Kış 1995. 

 
Cevşenden Dualar 

 

 
Ey nihayetsiz ihsânâtı ve saymakla bitmez nimetleriyle mahlûkatını dâimî perverde eden Mennân, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-ı Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Müdavele-i efkârda bir işi isabetsiz veya zararlı bulduğunu arkadaşına söylerken, edep, terbiye, hürmet gibi yüksek ahlâkı çiğneyerek tehevvürle, şiddetle söylememesi, karşısındakinin izzetini kırması İslâmî terbiye ve ahlâka sırt çevirmek olduğu halde, bunu hiç nazara almayarak, "Bana böyle dedi, şöyle dedi" gibi hiddetle mukabele etmesidir.Dehşetli zararlarda kendisinin dahlı olmadığına, ya cehl-i mürekkeple veya gururla iddiada bulunmasıdır. Halbuki mesai arkadaşlarına hürmetle mukabele edip, kendi fikirlerinin isabetsiz olabileceğine ihtimal vererek, yirmi meselede hiç olmazsa on adedini arkadaşlarının kanaatlerine münasip bulup iş yapmasıyla fikirler menfî hislerin karışmadığı anlaşılmış olur. 
 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996