2 Eylül  1997, Salı  
Tarîk-ı gayr-i meşrû ile bir maksadı takip eden, galiben maksûdunun zıddıyla ceza görür. Avrupa muhabbeti gibi gayr-i meşrû muhabbetin âkibetinin mükafatı, mahbûbunun gaddarâne adâvetidir.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:456,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
Makale 
Bediüzzaman’ı
anlamalıyız 
Prof. Dr. Muhsin Abdülhamid 
Tercüme: Abdülaziz Hatip 

Alemlerin Rabbine hamd, peygamber ve resullerin sonuncusu olan Hz. Muhammed’e (a.s.m.), Onun bütün âile fertleri ve Sahabilerine salât ve selâm olsun. 

Ben, büyük Üstad, sarsılmaz mücâhid, önder müceddid Bediüzzaman Said Nursî hakkında değişik vesilelerle kısa makaleler yazdım. Bu, o büyük zâtın, Hicri on dördüncü asrın başından beri kindar düşman ve sözde Müslüman olanların eliyle büyük musibet ve felâketlere sürüklenen İslâm ümmetinin elem ve üzüntülerini kalbinde hissetmesi ve bunu gidermeye çalışması karşısında kendisine duyduğum derin sevginin bir ifâdesidir. 

Bu mütevâzi yazılardan maksadım, Arap okuyuculara, bu büyük âlimin karşı konulmaz gayretlerini bir nebze olsun tanıtmaktır. Tâ ki, mânevi açıdan bu zifiri karanlık asrımızda, onun mübârek dâvâsını anlayarak, onu müceddid önderler, gerçek mücâhidler ve ilmiyle âmil âlimler arasında konulması gereken yere yerleştirsinler. 

Gerçekten de, Üstad Nursi’nin imânı, fikri, dâvâsı ve hareketinin üzerindeki örtüyü kaldırmak ... 


Akıncıoğlu
Termitlerin sırlarla dolu işbirliği

Termitler, hiç zorlanmadan yaptıkları yuvalarının ilk bölümünü toprağın altına inşa ederler. Toprağın üzerinde yer alan ve altı metre uzunluğundaki yuvayı ise, yer altında kazı yaparken dışarı attıkları toprakların birikmesiyle oluştururlar. Termitlerin bu dev yuvanın dış ve iç düzenini oluşturmak için kullandıkları yöntemler ve izledikleri planlar, muhteşem bir aklın ürünüdür. 

Sayısı bir milyonu aşan ve koloninin içinde yuva yapma işiyle görevlendirilmiş işçi termitler, ilk olarak ağızlarından salgıladıkları sıvıyla toprak parçacıklarını birbirine karıştırır ve bunları küçük, yuvarlak bilyeler haline getirirler. Daha sonra ... 


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler
Bediüzzaman İslâmî düşüncenin son metin kalelerinden bir tanesidir. Hayatı ile düşünceleri arasında hiç bir tenâkuz olmayan gerçek bir fikir adamıdır. 

Cemil Meriç, Köprü, sayfa:78, Kış 1995. 

 
Cevşenden Dualar 

 

Ya Deyyan 
Ey ins ve cinnin küçük büyük bütün amellerine layık karşılığı veren, iman ve taat ehlini rahmet ve cemâline lâyık şekilde mükafatlandıran ve küfür ve isyan ehlini izzet ve celâline ve adaletine münasip şekilde cezalandıran Deyyân, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Fikirlerindeki isabetsizlik zararlara sebep olunca, diğerleri bu zarara sebep olana hürmetkârâne, asilâne, alçak gönüllülükle kendi fikirlerindeki veya vazifelerdeki kusurlarını da sayarak, ondan özür dileyerek söylemesi- velev kırkıncı defa da kabul etmeyecek olsa- yine o yanlış yapana söylemek yerine şuna buna söylemesi; böylece müessese mensuplarına olan hüsn-ü zan ve itimadın kırılması; bir kimsenin aile çatısı altında kalması icab eden hatalarını yayması; o kimseyi kötüleyip şuna veya buna söylemekle bin zarar getireceğini hissiyatının tesiriyle görememesidir. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996