4 Eylül  1997, Perşembe  
Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde ceza'a iltica etmemek gerektir.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:457,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
Ayna, Metin Karabaşoğlu 
  Kevser Kime Verilir? 

Kur'an ayetlerini okurken, insan ifadelerdeki netliği ve kısalığı kolaylıkla farkeder. Alemlerin Rabbi, o alemler içinde yarattığı, idrak ve şuur verdiği kullarına konuşmakta; o kulların neyi ne kadar anlayacağını koca bir kainatın işaret ettiği sonsuz ilmiyle bildiği için, fazladan tek bir kelime bile sarfetmemektedir. İnsanın belirsiz veya genel kaldığında saptırmaya yöneleceği emirler yüklü ayetlerde herşey bir belirsizliğe konu olmayacak şekilde ayrıntılarıyla anlatılırken, çoğu Kur'an ayeti kısadır. Kısalığıyla birlikte yarım, eksik ve müphem değil; açık ve nettir. Nokta kadarcık bir incir çekirdeğine koca bir ağacın proğramını yazan, o kısacık ifadelere de dağ gibi manalar yükler. O kısacık ifadeler, bize ondört asırdır yeniden yeniye keşfedilen sayısız manalar ve hikmetler sunar. 

Bu, böyledir. 

Kevser ... 


sozler 
Üçüncü Söz 
İbadet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk ve sefahet, ne büyük bir hasaret ve helaket olduğunu anlamak istersen, şu temsili hikayeciğe bak, dinle: 

Bir vakit iki asker, uzak bir şehre gitmek için emir alıyorlar. Beraber giderler. Tâ yol ikileşir. Bir adam orada bulunur. Onlara der; 

"Şu sağdaki yol… 


Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında Ne Dediler
Bunca zaman geçmesine rağmen Bediüzzaman'ın ne "bilgi"li aydın kesimimiz, ne de "hikmet"li "ilim" kesimimiz tarafından anlaşılamaması, aydınımızın Batı'yı bilmemesi ve Bediüzzaman gibi onlarca son derece "marjinal" birine kafa yormanın lüks sayılması; "hikmet"li kesimimizin ise bu tip konularla ilgilenmeye henüz yeni başlamasına bağlanabilir. Özellikle "hikmet"li kesimimizin Hegel ve Weber gibi Batı'lı dehalarla ilgilenmeye başlaması zorunlu olarak Bediüzzaman'ı da gündemlerine almalarını sağlayacaktır. 

Doç. Dr. Bünyamin Duran, "İman Safhasından Şeriat Safhasına; Ya da Esnaf İslamından Seçkinci (Müçtehid) İslamına," Köprü, sayfa: 40,  Kış 1995. 

 
Cevşenden Dualar 

 

  
Ey vücub-u vücudunun ve vahdâniyetinin ve sıfat ve esmasının delilleri bütün kainatta ve herbir mevcudatta zâhir olan Burhan, 

Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  İslâm muaşeret, edep ve terbiyesine riayet etmeden, nefis ve tehevvürüne kapılarak, dahilî hizmet mensuplarına hariçtekilere dahi yapılmayacak bed muameleyi yapmaktır. Bu kötü hissiyat zararlı netice doğurunca, "Ben sebep oldum, özür dilerim" olgunluğunu göstermeyerek, zararlı neticeyi acib bir halet-i ruhiye ile karşısındaki arkadaşına yüklemektir. Taraflar dahi şahısların umumunun alâkadar olduğu umumî bir meselede, iki taraf da birbirini sabit fikirlilikle itham ederek, müessese hizmetine dinamit koyarak umumun zararına sebep olmalarıdır. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996