. 
21 Eylül 1997
Pazar
 
  
 
  

 Kulluğum Sultanlığımdır

Hatırlıyorum, bir tanıdığım 'Niçin namaz kılıyorsun?' diye sormuştu da hemen cevap vermek yerine, başka bir soruyla mukabele etmiştim: 'İlletini mi öğrenmek istiyorsun, hikmetini mi?' Şaşırmış, 'bu ne demek oluyor' demişti. Şöyle bir açıklama yapmıştım: 'İllet, hakiki sebep demektir. Hikmet ise, gözetilen fayda ve menfaat.' 
'Şu halde illeti nedir?' 
'İlahî emir, sadece emreldiği için kılıyorum.' 
'Ya hikmeti?' 
'Saymakla bitmez. Ben, hemen aklıma gelenleri söyleyeyim. Herşeyden önce, cehennem ateşinin kalkanı, kabir azabının siperi ve cennet kapılarının anahtarıdır. Ebedî saadet, onun sonsuza uzanan bir meyvesidir. 
Namaz kalbe gıda, ruha şifa, bedene sıhhat, vicdana ölçü, akla istikamet, iradeye kuvvet ve duygulara intizam verir. 
Namaz, hayatı disiplin altına alır, günahtan korur, manevî kirleri temizler. Ruh, onunla nefes alır, huzur bulur, sûkuna erer, Rabbine yönelir. Manevi yükselişin merdivenidir namaz, bütün ibadetlerin özüdür. ... 



Bediüzzaman Said Nursi'nin Hayatından Bir Kesit 

Kralı Öldüren Maymun

Necmeddin Şahiner, "Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi" isimli eserinde enteresan bir olaydan söz ediyor. Yunanlıların Anadolu'yu işgal edeceklerinin gündemde olduğu sıralarda İstanbul'da Bediüzzaman'ın yanında bulunan talebelerinden Molla Süleyman şöyle bir hatırasını anlatıyor: 

O günlerde, Yunan Başvekili Venizelos, İngiliz Başvekili Lloyd George'dan 50 bin kişilik silah almıştı. Bu silahlarla Anadolu'ya taarruz edecekleri sırada, bir Cuma gecesi Üstad Bediüzzaman namaza başladı ve gece sabaha kadar "Ya Rabbi, senin askerlerin çoktur, bu düşmanlara fırsat verme!" diye dua etti. Sabahleyin ben, Divanyolu'ndan gazetesini ve çorbasını almaya çıktım. Gazeteler, Yunan Krali I. Aleksandros'u maymun ısırdığını, maymunu ise öldürdüklerini yazıyorlardı. Bir gazete alıp götürdüm. Üstad çok sevindi ve bana " ...



 

Risale-i Nur Nedir? 
Kur’ân’dan gelen o Sözler ve o Nurlar, yalnız akli mesâil-i ilmiye değil, belki kalbî, riıhi, hali mesâil-i îmâniyedir. Ve pek yüksek ve kıymettar maarif-i tlâhiye hükmündedirler. Mektûbât, s. 340

Cevşenden Dualar 
 Ya Sultan 
Ey semâvât ve arzın bütün mevcûdâtı emri altında olan ve Arş-ı Azîm-i Muhîtin tahtında saltanat-ı rubûbiyeti bütün âlemlere hükmeden Sultan, 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla Nev-i beşere rahmet olan Kur'ân ancak umûmun lâakal ekseriyetin saadetini tazammun eden bir medeniyeti kabul eder. Medeniyet-i hâzıra, beş menfi esas üzerine teessüs etmiştir:
1. Nokta-i istinâdı, kuvvettir. O ise şe'ni tecavüzdür.
2. Hedef-i kastı menfaattir. O ise şe'ni tezâhümdür.
3. Hayatta düsturu cidaldir. O ise, şe'ni tenâzudur.
4. Kitleler mâbeynindeki râbıtası, âheri yutmakla beslenen unsuriyet ve menfi milliyettir. O ise şe'ni müthiş tesâdümdür.
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:458,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Cemaatin bütün düzen ve ahengi, cemaat fertlerinin yekdiğerine şefkat, merhamet, sevgi, hürmetkâr münasebetiyle mümkündür. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996