. 
22 Eylül 1997
Pazartesi
 
  
 
Akıncı 

Çiğ tanelerini toplayan rugosomlar (2)

Rugosumların kollektif bir çalışma sonucu kilden yapmış oldukları koni şeklindeki su biriktirme depolarındaki akılcılık, sadece şekliyle de sınırlı kalmaz.  ... 



 

Risale-i Nur Nedir? 
İlm-i mantıkta “kaziye-i makbûle” tâbir ettikleri (yani büyük zâtların, delilsiz, sözlerini kabul etmektir), mantıkça yakin ve katiyeti ifâde etmiyor. Belki, zann-ı gâliple kanaat verir. Ilm-i mantıkta, “bürhân-ı yakînî” hüsn-ü zanna ve makbul şahıslara bakmıyor. Cerh edilmez delile bakar ki; bütün Risâle-i Nur hüccetleri, bu bürhân-ı yakini kısmındandır. Çünkü ehl-i velâyetin amel ve ibâdet ve sülûk ve riyâzetle gördüğü hakîkatler ve perdeler arkasında müşâhede ettikleri, hakâik-ı imâniye. Aynen onlar gibi, Risâle-i Nur, ibâdet yerinde ilim içinde hakîkate bir yol açmış; sülük ve evrad yerinde, mantıki bürhanlarla ilmi hüccetler içinde hakîkatü’1-hakâika yol açmış; ve ilm-i tasavvuf ve tarikat yerinde, doğrudan doğruya ilm-i kelâm içinde ve ilm-i akîde ve usûlü’d-din içinde bir velâyet-i kübrâ yolunu açmtş ki, bu asrın hakîkat ve tarîkat cereyanlarına galebe çalan felsefi dalâletlere galebe ediyor; meydandadır. 

Teşbihte hatâ olmasın; nasıl ki Kur’ân’ın gâyet kuvvetli ve mantıkî hakîkati sâir dinleri felsefe-i tabüyenin savletinden ve galebesinden kurtarıp onlara bir nokta-i istinad oldu, taklidî ve aklın haricindeki usiıllerini de bir derece muhâfaza etti; aynen öyle de, bu zamanda onun bir mu’cizesi ve nûru olan Risâle-i Nur dahi felsefe-i maddiyeden gelen dehşetli dalâlet-i ilmiyeye lcarşı, avâm-ı ehl-i îmânın, taklidî olan îmanlarırıı, o dalâlet-i ilmiyenin savletinden kurtarıp, umum ehl-i imâna bir noktai istirıad ve yakın ve uzaklarda olanlara dahi, zaptedilmez bir kale hükmüne geçmiştir ki; bu emsâlsiz dehşetli dalâletler içinde, yine avâm-ı mü’mininin imânını şüphelerden ve islâmiyetini hakikatsizlik vesveselerinden muhâfaza ediyor. 

Evet, her tarafta, hattâ Hint ve Çin’de, ehl-i iman bu zamanın çok dehşetli dalâletinin galebesinden, “Acaba Islâmiyette bir hakikatsizlik mi var ki, sarsılmış” diye şüpheye ve vesveseye düştüğü vakit, birden işitir ki, bir risâle çıkmış; imânın bütün hakikatlerini kati ispat eder, felsefeyi mağlnp edip zındıkayı susturuyor, diye anlar. Birden o şüphe ve vesvese zâil olup îmânı kurtulur ve kuvvet bulur. Emirdağ Lâhikası-I, s.90.

Cevşenden Dualar 
  
 
Ey azamet-i kudretine bütün mevcûdât mütevâzıâne teslim olan Zât-ı Zülcelâl, 
 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla Şimdilik İstanbul siyaseti, İspanyol hastalığı gibi bir hastalıktır.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:459,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Merhamet tohumunu eken, muhakkak huzur ve saadet meyvesini elde eder.

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996