. 
27 Eylül 1997
Cumartesi
 
  
 
  

Bediüzzaman Said Nursî

Bediüzzaman Said Nursî, Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde dünyaya geldi (1876). Yenilikçi, atak, cesur bir mizaca, son derece parlak bir zekaya ve güçlü bir hafızaya sahipti. Bunlar katıksız iman ve ilim aşkıyla birleşince, normalde onbeş yıl kadar süren klâsik medrese eğitimi üç aya sığdı. Bu olağanüstü gelişmeyi kavrayamayanlar tarafından düzenlenen münazaraları (ilmî tartışma) kazanarak, kendini ispatladı. Bu yüzden "Molla Said"e "zamanın emsalsizi, benzersizi" anlamında "Bediüzzaman" lakabı verildi.   ... 


 
 

Nurcuların Kasîdesi
 
Annem beni yetiştirdi, bu hizmete yolladı.
Teslim etti Risâleyi, Allah'a ısmarladı.
Boş oturma çalış dedi, hizmet eyle vatana,
Sütüm sana helâl etmem, çalışmassan Kur'ana.


 
Küçük Sözler Altıncı Söz
NEFİS VE MALINI CENÂB-I HAKKA SATMAK ve Ona abd olmak ve asker olmak ne kadar kârll bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciği dinle: 

Bir zaman, bir padişah, raîyetinden iki adama, herbirisine emâneten birer çiftlik verir ki; içinde fabrika, makine, at, silâh gibi herşey var. Fakat firtınalı bir muharebe zamanı olduğundan, hiçbir şey kararında kalmaz. Ya mahvolur veya tebeddül eder, gider. 

Padişah, o iki nefere, kemâl-i merhametinden bir yâver-i ekremini gönderdi. Gâyet merhametkâr bir ferman ile onlara diyordu: 

"Elinizde olan emânetimi bana satınız. Tâ sizin için muhâfaza edeyim. Beyhû-de zâyi olmasın. Hem, muharebe bittikten sonra size daha güzel bir sûrette iâde ede-ceğim. Hem, güyâ...

Cevşenden Dualar 
 
 
Ey havf ve haşyeti altında herşey nihayet derecede zelîl ve selûl bulunan Zât-ı Kebîr-i Müteâl, 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında  Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla Adem-i kabul, kabül-ü ademle iltibas olunur. Adem-i kabul; adem-i delil-i sübût, onun delilidir. Kabûl-ü adem, delil-i adem ister. Biri şek, biri inkârdır.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:459,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 
Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

Dava arkadaşlarınla ve ehl-i imanla bir iş göreceğin zaman tatlılıkla, mülâyemetle, mahviyet ve tevazu ile muamele et. Bu güzel ahlâklara riayetle hâsıl olacak bir hizmette, sertlik, şiddet, hiddet, inatçılık göstermek mânasız, hatta ahmaklık olur. 
 
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996