Bediüzzaman Said Nursî, Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin
Nurs köyünde dünyaya geldi (1876). Yenilikçi, atak, cesur bir mizaca, son
derece parlak bir zekaya ve güçlü bir hafızaya sahipti. Bunlar katıksız
iman ve ilim aşkıyla birleşince, normalde onbeş yıl kadar süren klâsik
medrese eğitimi üç aya sığdı. Bu olağanüstü gelişmeyi kavrayamayanlar tarafından
düzenlenen münazaraları (ilmî tartışma) kazanarak, kendini ispatladı. Bu
yüzden "Molla Said"e "zamanın emsalsizi, benzersizi" anlamında "Bediüzzaman"
lakabı verildi. ...
Nurcuların
Kasîdesi
Annem beni yetiştirdi, bu hizmete yolladı.
Teslim etti Risâleyi, Allah'a ısmarladı.
Boş oturma çalış dedi, hizmet eyle vatana,
Sütüm sana helâl etmem, çalışmassan Kur'ana.
Altıncı
Söz
NEFİS VE MALINI CENÂB-I HAKKA SATMAK ve Ona abd olmak ve asker olmak ne
kadar kârll bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğunu anlamak istersen,
şu temsilî hikâyeciği dinle:
Bir zaman, bir padişah, raîyetinden iki adama, herbirisine emâneten
birer çiftlik verir ki; içinde fabrika, makine, at, silâh gibi herşey var.
Fakat firtınalı bir muharebe zamanı olduğundan, hiçbir şey kararında kalmaz.
Ya mahvolur veya tebeddül eder, gider.
Padişah, o iki nefere, kemâl-i merhametinden bir yâver-i ekremini gönderdi.
Gâyet merhametkâr bir ferman ile onlara diyordu:
"Elinizde olan emânetimi bana satınız. Tâ sizin için muhâfaza edeyim.
Beyhû-de zâyi olmasın. Hem, muharebe bittikten sonra size daha güzel bir
sûrette iâde ede-ceğim. Hem, güyâ... |
Ey havf ve haşyeti altında herşey nihayet derecede zelîl ve selûl bulunan
Zât-ı Kebîr-i Müteâl,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, Istanbul,
1992
Adem-i kabul, kabül-ü ademle iltibas olunur. Adem-i kabul;
adem-i delil-i sübût, onun delilidir. Kabûl-ü adem, delil-i adem ister.
Biri şek, biri inkârdır.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursi,
"Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:459, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1994
Dava arkadaşlarınla ve ehl-i imanla bir iş göreceğin zaman tatlılıkla,
mülâyemetle, mahviyet ve tevazu ile muamele et. Bu güzel ahlâklara riayetle
hâsıl olacak bir hizmette, sertlik, şiddet, hiddet, inatçılık göstermek
mânasız, hatta ahmaklık olur.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996
|