. 
4 Ekim 1997
Cumartesi
 
  
 
 Bediüzzaman Said Nursi'nin Hayatından Bir Kesit 

Kralı Öldüren Maymun

Necmeddin Şahiner, "Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi" isimli eserinde enteresan bir olaydan söz ediyor. Yunanlıların Anadolu'yu işgal edeceklerinin gündemde olduğu sıralarda İstanbul'da Bediüzzaman'ın yanında bulunan talebelerinden Molla Süleyman şöyle bir hatırasını anlatıyor: 

O günlerde, Yunan Başvekili Venizelos, İngiliz Başvekili Lloyd George'dan 50 bin kişilik silah almıştı. Bu silahlarla Anadolu'ya taarruz edecekleri sırada, bir Cuma gecesi Üstad Bediüzzaman namaza başladı ve gece sabaha kadar "Ya Rabbi, senin askerlerin çoktur, bu düşmanlara fırsat verme!" diye dua etti. Sabahleyin ben, Divanyolu'ndan gazetesini ve çorbasını almaya çıktım. Gazeteler, Yunan Krali I. Aleksandros'u maymun ısırdığını, maymunu ise öldürdüklerini yazıyorlardı. Bir gazete alıp götürdüm. Üstad çok sevindi ve bana "Süleyman, bir kalem getir de bu hayvanin arkasından bir mersiye yazalım." dedi. Hemen gazetenin kenarına, şu mersiyeyi yazdi: 


 

 Nurcuların Kasîdesi
 
Annem beni yetiştirdi, bu hizmete yolladı.
Teslim etti Risâleyi, Allah'a ısmarladı.
Boş oturma çalış dedi, hizmet eyle vatana,
Sütüm sana helâl etmem, çalışmassan Kur'ana.
 
Yazdığımız Risâledir, okuyoruz Kur'an'ı,
Biz nurların yardımıyla hıfzederiz îmanı.
Medrese-i Nûriyedir Sav ve Barla, Eflani;
Şakirtlere müzahirdir Abdülkâdir Geylanî.
 
Mübarekler heyetiyle nur ve nül fabrikası,
Kalemleri kılınç gibi, zamanın hârikası.
Hapishane dedikleri oldu birer medrese,
Genç, ihtiyar, kadın, erkek, koşuyorlar bu derse.
 .
 

 
Küçük Sözler 
Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtiyle, sekiz hikâyecikler ile bir kaç hakîkati nefsimle beraber dinle. Çünkü, ben nefsimi herkesten ziyâde nasihata muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz âyetten istifâde ettiğim "Sekiz Söz" ü, biraz uzunca, nefsime demiştim. Şimdi, kısaca ve 
Cevşenden Dualar 
Yâ Razika'l-berayâ 
Ey rızık isteyen bütün mahlûkat tâifelerini rahîmâne rızıklandıran Hâlık-ı Kerîm, 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
İnsanlarda velî, Cumâda dakika-i icâbe, Ramazan'da Leyle-i Kadir, Esmâ-i Hüsnâda İsm-i Âzam, ömürde ecel meçhul kaldıkça, sâir efrad dahi kıymettar kalır, ehemmiyet verilir. Yirmi sene sonra müphem bir ömür, nihayeti muayyen bin sene ömre müreccahtır.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
Cenâb-ı Hak, hikmeti olarak bir kapıyı kaparsa, fazl-u keremiyle başka kapı açar. 
***
Muarız, lütuf, kerem, semahat görürse, artık ondan kötülük gelmez. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996