İmandan
kaynaklanan cesaret
Bediüzzaman gönüllü alay komutanı olarak
talebeleriyle birlikte katıldığı, büyük kahramanlıklar gösterdiği Kafkas
cephesinde 1916 yılında esir düşer, Rusya’nın Kosturma şehrindeki esirler
kampına gönderilir. Burada oldukça ilginç bir hadise yaşanır. Birgün
Rus başkomutanı Nikola Nikolaviç esirleri teftişe gelir. Herkes ayağa kalktığı
halde bir kişi ayağa kalkmaz. Bu Bediüzzaman’dır. Başkomutan ikinci, hatta
üçüncü kez önünden geçtiği halde yine kalkmadığını görür ve tercüman vasıtasıyla
sordurur:
“Beni tanımadınız mı?”
Saatim
Saatim,
Bir şey var sende sevdiğim-sevindiğim:
Üç bacakla acımasız koşuşun ve bir de engel tanımaz
akışın
Su gibi.
Yetişmek ne mümkün? Hele kaçıp kurtulmak!
Sed çekmek, zabdetmek mi? Heyhat!
Beşinci
Söz
Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i
insaniye ve ne kadar fıtrî, münâsip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu
görmek istersen; şu temsili hikayeciğe bak, dinle:
Seferberlikte, bir taburda, biri muallem vazifeperver, diğeri acemi
nefisperver iki asker beraber bulunuyordu. Vazifeperver nefer, |
Ey göklerin ve yerin bütün orduları Onun taht-ı emrinde olan, bütün
envâ-ı mevcudatı birer muntazam ordu halinde icad ve istihdam eden, her
bahar yüz binler zîhayat ordularını ayrı ayrı erzakları ve libasları ve
silahları ve talimatlarıyla haşredip yeryüzüne gönderen ve dilediği kullarına
görünen ve görünmeyen ordularıyla meded veren Hâlık-ı Arz ve Semâvât,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Şemsin feyz-i tecellisi olan timsali, denizin
sathında ve denizin katresinde aynı hüviyeti gösteriyor.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursi,
"Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1994
Erler, hizmet ve dava arkadaşlarını kendilerine tercih etmekle muvaffakiyete
berdevam olmuşlardır.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |