Yedinci
Söz
Bir zaman, bir asker, meydan-ı harb ve imtihanda, kâr ve zarar deverânında
pek müthiş bir vaziyete düşer. Şöyle ki:
Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında
cesîm bir arslan ona saldırmak için bekliyor gibi duruyor. Ve gözü önünde
bir darağacı dikilmiş. Bütün sevdiklerini asıp mahvediyor. Onu da bekliyor.
Hem, bu hâli ile beraber; uzun bir yolculuğu var, nefyediliyor. O bîçare,
şu dehşet içinde me'yusâne düşünürken, sağ cihetinde Hızır gibi bir hayırhâh,
nûrânî bir zât peydâ olur. Ona der:
2.1-2.10
Ey kudret ve Hâkimiyet ve Mâlikiyeti bütün zâhirî seyyid ve meliklerin
hadsiz derecede fevkinde bulunan, şeref-i intisâbı hiçbir seyyidin intisâbına
benzemeyen ve Ona mensup olana kudretiyle herşeyi musahhar eden Hâkim-i
Ezelî,
Yuvaya
hayat veren ısıtma düzeni (1)
Kâinatta yaratılan her canlı varlık Cenab-ı Allah'ın Muhyi (can veren)
sıfatıyla hayat bulmakta, O'nun sonsuz kudreti ile doğada benzersiz yetenekler
sergilemektedir. Bu canlıların sahip kılındıkları vücut sistemleri insanda
hayranlık uyandırırken, Cenâb-ı Allah'ın ilhamı ile gerçekleştirdikleri
tavırlar ise son derece mucizevidir. Öyle ki yüzyıllardır büyük bir özveri
ile soylarını devam ettiren canlıların yavrularına karşı gösterdikleri
inanılmaz ihtimam, bu davranışların en dikkat çekici olanlarındandır. Nitekim
yavrularına herhangi bir zarar gelmemesi için en ufak bir tehlikeye karşı
dahi son derece duyarlı olmalarıyla birlikte, |
Ey fazl ve keremiyle hataları mağfiret eden Rabb-i Rahîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Harâretteki, merâtib, burûdetin tahallülüyledir;
hüsündeki derecât, kubhun tedâhülüyledir. Kudret-i Ezeliye zâtiyedir, lâzimedir,
zarûriyedir; acz tahallül edemez, merâtib olamaz, herşey ona nisbeten müsâvîdir.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursi,
"Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1994
Din ve dâvâ kardeşlerinden gelen acı tatlıdır; hakaret takdirdir; tokat,
şefkattir; tükrük misk-ü amberdir. Bu da Nur-u Kurân hizmetkârlığının şiârı
ve şe'nidir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |