. 
12 Ekim 1997
Pazar
 
  
 
 
Mesaj 

Çabuk yeise inkılâb eden hamiyet 

Karanlık ana rahmine göre bir nevi cennet olan dünya misafirhanesine adımını atan çocuk bu uğurda az sıkıntılar çekmiyor. Ne yapalım ki aydınlık bir dünyaya giden yol karanlıklardan geçiyormuş. Ölümün karanlık tünelinden geçme zorunda kalan insan da eğer istikametle bir ömür sürmüşse kabrin cennet bahçelerinde gözünü açacaktır. 


 
bir ayet 
 
 Bakara Sûresi, 2:60
Meâli:
60.Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur! demiştik. Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara) Allah'ın rızkından yeyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik.
 
"Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Meali" , Prof. Dr. Ali ÖZEK, Prof. Dr. Hayrettin KARAMAN, v.d. sayfa: 8 ,Hâdimül harameyniş-şerifeyn Kral Fehd Musahaf-ı Şerif Basım Kurumu, Medine-i Münevvere, 1992.
Risale-i Nur'da geçen yerler:
...


 

sozler 

Beşinci Söz

Namaz kılmak ve büyük günahları işlememek, ne derece hakiki bir vazife-i insaniye ve ne kadar fıtrî, münâsip bir netice-i hilkat-i beşeriye olduğunu görmek istersen; şu temsili hikayeciğe bak, dinle: 

Seferberlikte, bir taburda, biri muallem vazifeperver, diğeri acemi nefisperver iki asker beraber bulunuyordu. Vazifeperver nefer, talime ve cihâda dikkat eder, erzak ve tâyinâtını hiç düşünmezdi. Çünkü anlamış ki, onu beslemek ve cihazatını vermek, hasta olsa tedavi etmek, hatta indelhâce lokmayı ağzına koymaya kadar devletin vazifesidir. Ve onun asıl vazifesi tâlim ve cihaddır. Fakat, bazı erzak ve cihazat işlerinde işler: Kazan kaynatır, karavanayı yıkar, getirir...  

Cevşenden Dualar 
Yâ Kâşife'l-belâyâ 
Ey kudret ve rahmetiyle belaları kaldıran Hafîz-i Kadîr, 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
Acaba dünya sarayını ısındıran güneş sobasına ne kadar odun ve kömürve gazyağı lazım olduğu hesap edilsin. Hergün yanması için -kozmoğrafyanın sözüne bakılırsa- bir milyon küre-i arz kadar odun yığınları ve binler denizler kadar gazyağı gerektir. Şimdi düşün! Onu odunsuz, gazsız, dâimî ışıklandıran Kadîr-i Zülcelâlin haşmetine, hikmetine, kudretine, güneşün zerreleri adedince, "Sübhânallah, Mâşâallah, Bârekâllah" de. 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, Lem'alar, sayfa 308,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994 
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  Ölürse iman ve ahlâkıyla, Allah'a ibadet ve takvasıyla din kardeşlerine olan şefkat, hürmet ve sevgisiyle yer beğensin. Kalırsa el beğensin. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996