Dokuzuncu
Söz
Ey birâder! Benden namazın şu muayyen
beş vakte hikmet-i tahsîsini soruyorsun. pek çok hikmetlerinden yalnız
birisine işaret ederiz:
Evet, her bir namazın vakti, mühim bir inkılâp başı olduğu gibi, azîm
bir tasarruf u İlâhînin âyinesi ve o tasarruf içinde ihsanât-ı külliye-i
ilâhiyenin birer ma'kesi olduğundan, Kadîr-i Zülcelâle o vakitlerde daha
ziyâde tesbih ve tâzim ve hadsiz nîmetlerinin iki vakit ortasında toplanmış
yekûnuna karşı şükür ve hamd demek olan namaza emredilmiştir. Şu
1.1-1.10
Allahım,
Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana
niyaz ediyorum.
Birinci Söz'ün bu ikinci cümlesi, ilk cümlenin manasına
tâbi olmayı ifade ediyor. Birinci Söz'ün ilk cümlesi, besmeleyi her hayrın
başına koyuyor: Bismillah her hayrın başıdır. Hayır, "Allah'ın adı ile"
ifadesinde, "ile" ye tekabül eden Bismillahın 'Bi'sidir. 'Bi' bizim elimizdedir,
biz mahlûkatın |
Ey fazl ve keremiyle hataları mağfiret eden Rabb-i Rahîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Dünyada mâsiyetin âkibeti, ikàb-ı uhrevîye delildir.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursi,
"Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1994
Dünyada mağrur olan kimse, din yolunda selâmetli gidemez. Kendini gören
kişi hakkı göremez.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |