. 
18 Ekim 1997
Cumartesi
 
  
 
 Mektuplar İsmail Yakup Yedinci Söz
 
Bir zaman, bir asker, meydan-ı harb ve imtihanda, kâr ve zarar deverânında pek müthiş bir vaziyete düşer. Şöyle ki: 
Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında cesîm bir arslan ona saldırmak için bekliyor gibi duruyor. Ve gözü önünde bir darağacı dikilmiş. Bütün sevdiklerini asıp mahvediyor. Onu da bekliyor. Hem, bu hâli ile beraber; uzun bir yolculuğu var, nefyediliyor. O bîçare, şu dehşet içinde me'yusâne düşünürken, sağ cihetinde Hızır gibi bir hayırhâh, nûrânî bir zât peydâ olur. Ona der: 
 


 

Saatim 
 
Saatim, 
Bir şey var sende sevdiğim-sevindiğim: 
Üç bacakla acımasız koşuşun ve bir de engel tanımaz akışın 
Su gibi. 
Yetişmek ne mümkün? Hele kaçıp kurtulmak! 
Sed çekmek, zabdetmek mi? Heyhat!
 



 
Akıncı 
Çiğ tanelerini toplayan rugosomlar (2)

Rugosumların kollektif bir çalışma sonucu kilden yapmış oldukları koni şeklindeki su biriktirme depolarındaki akılcılık, sadece şekliyle de sınırlı kalmaz. Konilerin yapımında gösterilen en ilginç ve en çarpıcı akıl örneklerinden bir diğeri de, suyun bir damlasının dahi zayi olmadan biriktirilebilmesi için uyguladıkları inanılmaz yöntemdir. Bunun için, Rugosumlar ilk olarak etrafa yayılır ve çevrede tabii olarak ölmüş ya da diğer canlılar tarafından öldürülmüş olan karıncaları toplarlar. Ancak bu hayvanlar, her türdeki ölü karıncalara rağbet etmezler. Onların, çevrelerindeki binlerce böcek türünün içinden rahatça ayırtettikleri tek bir karınca türü vardır ki, o da leptoganya adı verilen bir karınca cinsidir. Rugosumların

Cevşenden Dualar 
Yâ Müntehe'r-recâyâ 
Ey bütün zihayatların bütün metâlibi ve nev-i beşerin ebede uzanıp giden arzuları ve emelleri Ona arz olunan ve Ondan cevap bulan Rahmân-ı Zülcemâl, 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risâle-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
Âkilü'l-lahm vahşîlerin helâl rızıkları, hayvanâtın hadsiz cenazeleridir; hem rûy-i zemini temizliyorlar, hem rızıklarını buluyorlar.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
Alçakların yaptığı gibi din ve davadaki kardeşlerine hakaret gözüyle bakma, onları küçük görme; onları büyük, kendini küçük gör. Eğer yaşlı isen iman ve İslâmiyet davasında çalışan, Nur Risâleleriyle nurlanan gençleri, yaşı küçük ruhu büyük bil. Bu güzel ahlâk, ne güzel ahlâk... 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996