Yedinci
Söz
Bir zaman, bir asker, meydan-ı harb ve imtihanda, kâr ve zarar deverânında
pek müthiş bir vaziyete düşer. Şöyle ki:
Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında
cesîm bir arslan ona saldırmak için bekliyor gibi duruyor. Ve gözü önünde
bir darağacı dikilmiş. Bütün sevdiklerini asıp mahvediyor. Onu da bekliyor.
Hem, bu hâli ile beraber; uzun bir yolculuğu var, nefyediliyor. O bîçare,
şu dehşet içinde me'yusâne düşünürken, sağ cihetinde Hızır gibi bir hayırhâh,
nûrânî bir zât peydâ olur. Ona der:
Saatim
Saatim,
Bir şey var sende sevdiğim-sevindiğim:
Üç bacakla acımasız koşuşun ve bir de engel tanımaz
akışın
Su gibi.
Yetişmek ne mümkün? Hele kaçıp kurtulmak!
Sed çekmek, zabdetmek mi? Heyhat!
Çiğ
tanelerini toplayan rugosomlar (2)
Rugosumların kollektif bir çalışma sonucu kilden yapmış oldukları koni
şeklindeki su biriktirme depolarındaki akılcılık, sadece şekliyle de sınırlı
kalmaz. Konilerin yapımında gösterilen en ilginç ve en çarpıcı akıl örneklerinden
bir diğeri de, suyun bir damlasının dahi zayi olmadan biriktirilebilmesi
için uyguladıkları inanılmaz yöntemdir. Bunun için, Rugosumlar ilk olarak
etrafa yayılır ve çevrede tabii olarak ölmüş ya da diğer canlılar tarafından
öldürülmüş olan karıncaları toplarlar. Ancak bu hayvanlar, her türdeki
ölü karıncalara rağbet etmezler. Onların, çevrelerindeki binlerce böcek
türünün içinden rahatça ayırtettikleri tek bir karınca türü vardır ki,
o da leptoganya adı verilen bir karınca cinsidir. Rugosumların |
Ey bütün zihayatların bütün metâlibi ve nev-i beşerin ebede uzanıp
giden arzuları ve emelleri Ona arz olunan ve Ondan cevap bulan Rahmân-ı
Zülcemâl,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risâle-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Âkilü'l-lahm vahşîlerin helâl rızıkları, hayvanâtın
hadsiz cenazeleridir; hem rûy-i zemini temizliyorlar, hem rızıklarını buluyorlar.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî,
"Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1994
Alçakların yaptığı gibi din ve davadaki kardeşlerine hakaret gözüyle bakma,
onları küçük görme; onları büyük, kendini küçük gör. Eğer yaşlı isen iman
ve İslâmiyet davasında çalışan, Nur Risâleleriyle nurlanan gençleri, yaşı
küçük ruhu büyük bil. Bu güzel ahlâk, ne güzel ahlâk...
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |