. 
20 Ekim 1997
Pazartesi
 
  
 
Onuncu Söz
Haşir Bahsi
 
Birâder, haşir ve âhiretin basit ve avâm lisânıyla ve vâzıh bir tarzda beyânını istersen; öyle ise şu temsilî hikâyeciğe nefsimle beraber bak, dinle:

Bir zaman, iki adam, Cennet gibi güzel bir memlekete (Şu dünyaya işarettir.) gidiyorlar. Bakarlar ki herkes ev, hâne, dükkân kapılarını açık bırakıp, muhâfazasına dikkat etmiyorlar. Mal ve para, meydanda sahipsiz kalır. 

O adamlardan birisi, her istediği şeye elini uzatıp, ya çalıyor, ya gasb ediyor. Hevesine tebâiyet edip her nevî zulmü, sefâheti irtikâb ediyor. Ahali de ona çok ilişmiyorlar. Diğer arkadaşı ona dedi ki: 



 
Ölüm son değildir 

"Nasıl ki gecesi var gündüzlerin, 
Başka baharın da dirilmesi var." 

Kime hizmet ediyor da 
Yıldızlar kayıyor? 
Güneş denen o harika 
Nasıl ışık yayıyor? 

Neden güneş vuruyor da 
Topraktaki su bulut oluyor? 
Sonra o bulutlar 
Bir bir yağmur oluyor. 
 



 

Risâle-i Nur nedir ?

"Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur'u; ben onun zamanında gelseydim Mesnevî'yi yazardım. Onun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ise Risâle-i Nur tarzındadır." 

 

Cevşenden Dualar 
Allahım

Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana niyaz ediyorum. 

Yâ Rahmân
Ey şefkat ve merhametinin eserleri kâinatı dolduran ve Cennet Onun isminin bir cilvesi, saâdet-i ebediye bir lem'ası ve dünyadakü bütün rızık ve nimetler bir katresi olan Rahmân
 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risâle-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
Lezâiz çağırdıkça,"Sanki yedim" demeli. "Sanki yedim"i düstur yapan, Sanki Yedim nâmındaki bir mescidi yiyebilirdi; yemedi.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
Merhametsizlikten, münekkitlikten kurtulma yolunda ilerle, ey kardeş! Aksi halde, ya yakında, ya uzakta, ya dünyada, ya Hak'tan ya halktan inmesin sana adem-i merhamet. Zira, "Men dakka dukka". (Eden bulur.)  

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996