Onuncu
Söz
Haşir
Bahsi
Birâder, haşir ve âhiretin basit ve avâm lisânıyla ve vâzıh bir tarzda
beyânını istersen; öyle ise şu temsilî hikâyeciğe nefsimle beraber bak,
dinle:
Bir zaman, iki adam, Cennet gibi güzel bir memlekete (Şu dünyaya işarettir.)
gidiyorlar. Bakarlar ki herkes ev, hâne, dükkân kapılarını açık bırakıp,
muhâfazasına dikkat etmiyorlar. Mal ve para, meydanda sahipsiz kalır.
Hatırlıyorum, bir tanıdığım 'Niçin namaz kılıyorsun?' diye sormuştu da
hemen cevap vermek yerine, başka bir soruyla mukabele etmiştim: 'İlletini
mi öğrenmek istiyorsun, hikmetini mi?' Şaşırmış, 'bu ne demek oluyor' demişti.
Şöyle bir açıklama yapmıştım: 'İllet, hakiki sebep demektir. Hikmet ise,
gözetilen fayda ve menfaat.'
'Şu halde illeti nedir?'
Kralı
Öldüren Maymun
Necmeddin Şahiner, "Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman
Said Nursi" isimli eserinde enteresan bir olaydan söz ediyor. Yunanlıların
Anadolu'yu işgal edeceklerinin gündemde olduğu sıralarda İstanbul'da Bediüzzaman'ın
yanında bulunan talebelerinden Molla Süleyman şöyle bir hatırasını anlatıyor: |
Allahım,
Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana
niyaz ediyorum.
Ey rahmeti herşeyi kuşatan ve kâinattaki bütün in'âmât ve ihsânât,
af ve rahmet, şefkat ve merhamet O'nun eseri olan Rahîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risâle-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Lezâiz çağırdıkça,"Sanki yedim" demeli. "Sanki
yedim"i düstur yapan, Sanki Yedim nâmındaki bir mescidi yiyebilirdi; yemedi.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî,
"Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1994
Merhametsizlik etme, sonra merhametli dosttan dahi merhametsizlik görürsün.
Ger görmezsen dünyada mukabil, ukbada görürsün muzaaf ceza, bunu bil.
|