. 
21 Ekim 1997
Salı
 
  
 
Onuncu Söz
Haşir Bahsi
 
Birâder, haşir ve âhiretin basit ve avâm lisânıyla ve vâzıh bir tarzda beyânını istersen; öyle ise şu temsilî hikâyeciğe nefsimle beraber bak, dinle: 

Bir zaman, iki adam, Cennet gibi güzel bir memlekete (Şu dünyaya işarettir.) gidiyorlar. Bakarlar ki herkes ev, hâne, dükkân kapılarını açık bırakıp, muhâfazasına dikkat etmiyorlar. Mal ve para, meydanda sahipsiz kalır. 



 

 Kulluğum Sultanlığımdır

Hatırlıyorum, bir tanıdığım 'Niçin namaz kılıyorsun?' diye sormuştu da hemen cevap vermek yerine, başka bir soruyla mukabele etmiştim: 'İlletini mi öğrenmek istiyorsun, hikmetini mi?' Şaşırmış, 'bu ne demek oluyor' demişti. Şöyle bir açıklama yapmıştım: 'İllet, hakiki sebep demektir. Hikmet ise, gözetilen fayda ve menfaat.' 
'Şu halde illeti nedir?' 


Bediüzzaman Said Nursi'nin Hayatından Bir Kesit 

Kralı Öldüren Maymun 

Necmeddin Şahiner, "Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi" isimli eserinde enteresan bir olaydan söz ediyor. Yunanlıların Anadolu'yu işgal edeceklerinin gündemde olduğu sıralarda İstanbul'da Bediüzzaman'ın yanında bulunan talebelerinden Molla Süleyman şöyle bir hatırasını anlatıyor: 

Cevşenden Dualar 
Allahım

Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana niyaz ediyorum. 

Yâ Rahîm 
Ey rahmeti herşeyi kuşatan ve kâinattaki bütün in'âmât ve ihsânât, af ve rahmet, şefkat ve merhamet O'nun eseri olan Rahîm
 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risâle-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
Lezâiz çağırdıkça,"Sanki yedim" demeli. "Sanki yedim"i düstur yapan, Sanki Yedim nâmındaki bir mescidi yiyebilirdi; yemedi.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:460,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
Merhametsizlik etme, sonra merhametli dosttan dahi merhametsizlik görürsün. Ger görmezsen dünyada mukabil, ukbada görürsün muzaaf ceza, bunu bil.