|
Bismillâh diyerek 27 Haziran 1997 tarihinde deneme yayınlarına başladığımız
Nur Mektubu; şu anda okuduğunuz sayısı ile tam dört ayı geride bırakarak
beşinci ayına başlamış oluyor. Dört ay zarfında zaman zaman arzu ettiğimiz
seviyede olmasa da, sizlerle hergün beraber olmayı Cenâb-ı Allah bizlere
nasib etti. Ne kadar şükretsek azdır. Bundan sonra da günlük yayınlarımızı
devam ettirmeyi ve sizlerin de gayretleriyle zenginleştirmeyi Cenab-ı Allah
inşaallah bizlere nasib eder.
Birinci
Söz
Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim!
Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân-ı hâliyle
vird-i zebânıdır. Bismillâh ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez
bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikayeciğe bak, dinle.
Şöyle ki:
Bil
Ey Nefsim
Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız
bir hale getirmiştir. Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın
bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan
herkese kâinatın kapıları açıktır. Gözle görünür ve elle dokunulur herşey
hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz. Buna göre,
meselâ bir bilim adamının ahlâkı ve kendisine bakışı en fazla kendi özel
hayatını ilgilendirir. Bu adam bilgi edinme işini kurallarına göre yapıyorsa,
bize sunduğu bilgilerin sıhhatinden şüphe etmemize gerek yoktur. Yani insanın
kâinata ve kendisine bakışı ne olursa olsun dışarıdan alacağı bilgilerde
bir değişiklik beklememememiz gerekiyor.
|
Ey bütün zîhayatları zevk ve sefâlarına yardım edecek binler iştihâ
ve duygu ve âlet ve cihazlarla teçhiz ve tezyin edip nihayetsiz rahmet
hazinelerinin süslü ve tatlı nimetlerini önlerine seren ve umum masnûâtın
hilkatindeki tezyinat ve terbiyesindeki inâyet-i tâmme üzerinde hadsiz
keremi tezâhür eden Kerîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Îman insanı insan eder; belki, insanı sultan eder.
Öyle ise, insanın vazîfe-i asliyesi îman ve duâdır.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî,
"Yirmi Üçüncü Söz, Birinci Mebhas", Sözler, sayfa:285, Yeni Asya Neşriyat,
Germany, 1993
Din ve dâvâ kardeşlerinden gelen acı tatlıdır; hakaret takdirdir; tokat,
şefkattir; tükrük misk-ü amberdir. Bu da Nur-u Kurân hizmetkârlığının şiârı
ve şe'nidir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |