Nur Mektubu 
 28 Ekim 1997  Salı 

Sözler

İkinci Söz

Îmanda ne kadar büyük bir saadet ve nîmet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen,şu temsilî hikâyeciğe bak,dinle. 


Sözler
 

  ÇEKİP GİDECEKSİN

  Çiçek çiçek, dal dal, bir arı gibi durmadan,
  Gezeceksin yılmadan, yorulmadan, bıkmadan.
  Dolduracaksın dert kovanını, nurlu baldan,
  Sonra da yemeden çekip gideceksin dostum!



Kelimeler, Senai Demirci 

Bil Ey Nefsim 

Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız bir hale getirmiştir. Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan herkese kâinatın kapıları açıktır. Gözle görünür ve elle dokunulur herşey hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz. Buna göre, meselâ bir bilim adamının ahlâkı ve kendisine bakışı en fazla kendi özel hayatını ilgilendirir. Bu adam bilgi edinme işini kurallarına göre yapıyorsa, bize sunduğu bilgilerin sıhhatinden şüphe etmemize gerek yoktur. Yani insanın kâinata ve kendisine bakışı ne olursa olsun dışarıdan alacağı bilgilerde bir değişiklik beklememememiz gerekiyor. 
 

Cevşenden Dualar 
Yâ Seyyıde's-sâdât 
Ey kudret ve Hâkimiyet ve Mâlikiyeti bütün zâhirî seyyid ve meliklerin hadsiz derecede fevkinde bulunan, şeref-i intisâbı hiçbir seyyidin intisâbına benzemeyen ve Ona mensup olana kudretiyle herşeyi musahhar eden Hâkim-i Ezelî

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
Muvakkat lezzetten ziyâde, muvakkat eleme tebessüm etmeli, "Hoş geldin" demeli. Geçmiş lezâiz, "Ah, vah! dedirtir. "Ah! müstetir bir elemin tercümânıdır. Geçmiş âlâm, "Oh dedirtir. O "oh" muzmer bir lezzet ve nîmetin muhbiridir.
 
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:461,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  Güya kendisi kusurdan müberra olmuş, hattâ hata ve yanlışlardan kurtulmuş gibi, çoklarının ve içinde yaşadığı muhıtteki ehl-i imanın kusurları ile fiilen, amelen ve hayalen uğraşmak, merhametsizliktir. Bu fena huya sahip olanlar, bu tehlikeli merhametsizliği işleyenler, nisyan-ı nefis illetine tutulmuş ve nefsinin şımarmış olma ihtimalinden titresinler.

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996