Nur Mektubu 
  30 Ekim 1997  Perşembe 

Lem'alar

Üçüncü Söz 
İbâdet, ne büyük bir ticaret ve saadet; fısk ve sefahet, ne büyük bir hasâret ve helâket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle: 

Bir vakit iki asker, uzak bir şehre gitmek için emir alıyorlar. Beraber giderler. Tâ yol ikileşir. Bir adam orada bulunur. Onlara der: 



Makale 

Bediüzzaman’ı anlamalıyız

Prof. Dr. Muhsin Abdülhamid 

Tercüme: Abdülaziz Hatip 

Alemlerin Rabbine hamd, peygamber ve resullerin sonuncusu olan Hz. Muhammed’e (a.s.m.), Onun bütün âile fertleri ve Sahabilerine salât ve selâm olsun. 



  

1.1-1.10  

Allahım

Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana niyaz ediyorum. 
 

Cevşenden Dualar 
Yâ Veliyye'l-hasenât 
Ey bütün hayır ve hasenât Onun elinde bulunan ve Onun tevfikiyle vücuda gelen, her hayrâtı yazan, her hasenâtı kaydeden, her a'mâl-i sâlihayı muhâfaza eden ve her hizmetin ücretini ve her hasenâtın mükâfâtını veren Hafîz-i Alîm
 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
Derece-i harâret gibi, her musibette bir derece-i nîmet vardır; daha büyüğünü düşünüp, küçükteki derece-i nîmeti görüp, Allah'a şükretmeli. Yoksa, isti'zam ile üflense, şişer; merak edilse, ikileşir; kalbteki misâli, hayâli, hakîkate inkılâp eder, o da kalbi döver.
 
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:461,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
Cennete giren fazilet sahiplerine melekler sorarlar: 
"Faziletiniz nedir?" 
Onlar cevap verirler: 
"Zulme uğradığımız vakit sabrederdik, bize kötülük edilince de, rıfk ile davranırdık." (Hadis meâli) 
 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996