
Dördüncü
Söz
Namaz, ne kadar kıymettar ve mühim, hem nekadar ucuz
ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar divane ve zararlı
olduğunu, iki kere iki dört eder derecesinde kat'i anlamak istersen ; şu
temsili hikayeciğe bak, gör: .
Ölüm
son değildir
"Nasıl ki gecesi var gündüzlerin,
Başka baharın da dirilmesi var."
Kime hizmet ediyor da
Yıldızlar kayıyor?
Güneş denen o harika
Nasıl ışık yayıyor?
Hatırlıyorum, bir tanıdığım 'Niçin namaz kılıyorsun?' diye sormuştu da
hemen cevap vermek yerine, başka bir soruyla mukabele etmiştim: 'İlletini
mi öğrenmek istiyorsun, hikmetini mi?' Şaşırmış, 'bu ne demek oluyor' demişti.
Şöyle bir açıklama yapmıştım: 'İllet, hakiki sebep demektir. Hikmet ise,
gözetilen fayda ve menfaat.'
'Şu halde illeti nedir?'
|
Ey kemâlât-ı kibriyâsı mümkün ve mutasavver bütün mertebelerin üzerinde
bulunan ve mahlûkatı mektûbat-ı Samedâniye ve memurîn-i İlâhiye mertebelerine
çıkaran ve îman ve itaatle Ona intisab edenleri a'lâ-yı illiyîne yükseltip
fazl ve keremiyle ulvî derecelere mazhar eden Fâtır-ı Hakîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Nisyan dahi bir nimettir; yalnız her günün âlâmını
çektirir, müterâkimi unutturur.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî,
"Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:461, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1994
Rıfktan, şefkatten mahrum olanlar hayırdan, sevaplı amellerden mahrum
kalırlar. (Hadis meâli)
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |