
Besmele'nin binler esrârından altı sırrına dâirdir.
Saatim
Saatim,
Bir şey var sende sevdiğim-sevindiğim:
Üç bacakla acımasız koşuşun ve bir de engel tanımaz
akışın
Su gibi.
Yetişmek ne mümkün? Hele kaçıp kurtulmak!
Sed çekmek, zabdetmek mi? Heyhat!
Milletin
îmanının selâmeti için
Beni nefsini kurtarmayı düşünen hodgam bir adam mı zannediyorlar? Ben
cemiyetin îman selâmeti yolunda âhiretimi de fedâ ettim. Gözümde ne Cennet
sevdası var, ne Cehnnem korkusu. Cemiyetin, yirmi beş milyon [şimdi yetmiş
milyon) Türk cemiyetinin îmanı namına bir Said değil, bin Said fedâ olsun.
Kur’ân’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; orası da bana
zindan olur. Milletimizin îmanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri
içinde yanmaya razıyım. Çünkü, vücudum yanarken gönlüm gül gülistan olur.”1
Böyle diyor Bediüzzaman Said Nursî. Şu ifadeler de ona ait:
|
Ey en küçük mahluktan en büyük mevcuda kadar herşey Onun izzet-i kudretine
mütezellilâne boyun eğen Zât-ı Azîz-i Muktedir,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
..Zîrâ, helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir.
Harama girmeye hiç lüzum yoktur. Ferâiz-i İlâhiye ise hafiftir, azdır.
Allah'a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki, târif edilmez.
Vazife ise, yalnız bir asker gibi, Allah nâmına işlemeli, başlamalı. Ve
Allah hesâbiyle vermeli ve almalı. Ve izni ve kànunu dairesinde hareket
etmeli, sükûnet bulmalı. Kusur etse istiğfar etmeli: "Yâ Rab, kusurumuzu
affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi
emânette emîn kıl. Amin!" demeli ve O'na yalvarmalı.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî,
"Altıncı Söz", Sözler, sayfa:30, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
Tabiaatımızın, mânevî bünyemizin ilmi, teferruatına varıncaya kadar
bize yabani olmamalıdır. Zihnî ve nefsî hasselerimizin ve arzularımızın
sebepleri bizce mâlum olmalıdır.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |