Onuncu
Söz
Öldükten sonra dirilmenin lüzumunu ve gerçekleşeceğini, âhiretin varlığını
gayet açık bir şekilde, güzel bir temsille izah ve ispat eder.
Bilim
dinin emrindedir
(Şeytan) Dedi ki: “Rabbim, öyleyse
onların dirilecekleri güne kadar bana süre tanı.” (Sad Suresi, 79)
Dedi ki: “Senin izzetin adına andolsun,
ben onların tümünü, mutlaka kışkırtıp azdıracağım. Ancak onlardan muhlis
olan kulları hariç.” (Sad Suresi, 82-83)
Bağbozumu
Ilık bir Eylül günü, ikindi vakti bizim bahçeye uğradı güz. Bal sarısı,
kükürt rengi, kül rengi, taprak rengi, kahverengi, tuğla kızılı yapraklara
sardı toprağı. Sarı, solgun bir gölge vurmuş gibiydi bahçeye.
|
Ey havf ve haşyeti altında herşey nihayet derecede zelîl ve selûl bulunan
Zât-ı Kebîr-i Müteâl,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Arzı ve bütün nücum ve şümûsu tesbih taneleri
gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta
dâvâ-i halk ve iddiâ-i îcad edemez. Zîrâ herşey, herşeyle bağlıdır.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Hakîkat
Çekirdekleri", Mektubat, sayfa: 452, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
Lütf, güzellikle, tevazu ve mahviyetle, gönül alarak yapılan muameledir.
Temiz kalplilik ve yüksek insanlık hislerinin eseridir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |