Nur Mektubu 
  18 Kasım 1997  Salı 
 Mesaj 
 
Kendini efendi değil, hizmetçi gören idareci 

Sırası gelince “Köylü milletin efendisidir” derler. Ama iş ciddiye binince, halkın çoğunluğunu teşkil eden bu tabaka halkla birlikte yok sayılıverir. 

Bir taraftan yüksek perdeden çalınır; haktan, hukuktan, eşitlikten, insaniyetten söz edilir; ama vakıa hiç de böyle olmaz. 
 



Sözler 

Beşinci Söz 

Namaz kılmakla beraber büyük günahlardan sakınmanın insanın hakikî bir vazifesi olduğunu beyan eder.



 
  
 Ömer Sercan 

Ölüm son değildir 

Kime hizmet ediyor da 
Yıldızlar kayıyor? 
Güneş denen o harika 
Nasıl ışık yayıyor? 

Cevşenden Dualar 
Yâ Kâşife'l-belâyâ 
Ey kudret ve rahmetiyle belaları kaldıran Hafîz-i Kadîr, 
 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
Bütün ihtilâlât ve fesâdın asıl mâdeni ve bütün ahlâk-ı rezilenin muharrik ve menbâı tek iki kelimedir:
Birinci Kelime: "Ben tok olsam, başkası açlıktan ölse bana ne."
İkinci Kelime: "İstirahatim için zahmet çek; sen çalış, ben yiyeyim."
Birinci kelimenin ırkını kesecek tek bir devâsı vardır ki, o da vücûb-u zekâttır. İkinci kelimenin devâsı, hurmet-i ribâdır. Adalet-i Kur'âniye, âlem kapısında durup, ribâya "yasaktır girmeye hakkın yoktur" der. Beşer bu emri dinlemedi, büyük bir sille yedi. Daha müthişini yemeden, dinlemeli!
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:456,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994.
 
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
İRADE TERBİYESİ VE NEFSE HAKİMİYET  
 
Şuurlu çalışmalı ve düşünerek okumalıdır. Böyle zihnî eksersizler, idmanlar, münazaralar yapmalı. Zihni inkişaf ettirmeli, hafızayı kuvvetlendirmeli. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996