Nur Mektubu 
  25 Kasım 1997 Salı
Mesaj 
 
İdarecinin sorumluluğu 

Nimetin büyüklüğü ölçüsünde külfeti vardır. Makamlar büyüdükçe sorumluluklar artar. Kişi maddeten ve mânen yükseldiği ölçüde ağır bir yükün altına girmiş olur. Bu sorumluluğun şuurunda olan insanlar üstlendikleri işi en iyi, en mükemmel, en eksiksiz bir şekilde yapmaya çalışırlar.  Bu yapılırken halka karşı sorumluluk duymak da yetmez, Allah’a karşı da sorumluluk duyulmalıdır.


  

Bediüzzaman Said Nursî

Bediüzzaman Said Nursî, Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde dünyaya geldi (1876). Yenilikçi, atak, cesur bir mizaca, son derece parlak bir zekaya ve güçlü bir hafızaya sahipti.  

Sözler 
İkinci Söz 

Îmânın bitmez bir hazine olduğunu izah eder.
 

 
 
 

Cevşenden Dualar 
Yâ Bâise's-serayâ 
Ey göklerin ve yerin bütün orduları Onun taht-ı emrinde olan, bütün envâ-ı mevcudatı birer muntazam ordu halinde icad ve istihdam eden, her bahar yüz binler zîhayat ordularını ayrı ayrı erzakları ve libasları ve silahları ve talimatlarıyla haşredip yeryüzüne gönderen ve dilediği kullarına görünen ve görünmeyen ordularıyla meded veren Hâlık-ı Arz ve Semâvât, 
 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla
Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde ceza'a iltica etmemek gerektir.
 
Bediüzzaman Said Nursi
 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:457,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
NEFİS MUHASEBESİ  

Kendi nefsini daima kötülemek, kendi küçük kusurlarını büyük görmek, başkalarının büyük kusurlarını küçük görmek, yüksek bir fazilettir. Takvada, doğrulukta, edep ve ahlâkta kendisi azametle amel etmeye çalışmak, başkaların lâkaydlıkları ile meşgul olmamak veya ikaz ve hatırlamakta mütevaziyane ve yumuşaklık göstermek büyük bir fazilet ve din kardeşlerinin dinine hizmet edebilmek için semeredâr bir düsturdur. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996