___
Oğuz Umurca_____
Barla’da
Bayram veya "Bayram", Barla’da
Bu gün bayram var. Bu gün “şeb-i arûz”.
Bu gün, Münker-Nekir’in "Men rabbüke?”
suâline karşı, Risâle-i Nur Külliyatından
seçme dersler var. Ders mekânı
olarak Barla tensip buyurulmuştur. Ders, Bediüzzaman
Said Nursî Hazretlerinin huzuru ile icrâ olunacaktır.
Dersi okuyacak zât, Bediüzzaman Hazretlerinin
talebesi olma şerefine nâil olmuş, Bayram Yüksel nâm zât-ı
muhteremdir.
Bayram
Ağabeyden birkaç hatıra
Hafta içinde Almanya’dan dönerken Sofya
yakınlarında geçirdikleri trafik kazasında vefat eden Bayram Yüksel Ağabeyle
Ali Uçar ve Mehmed Emin Çiçek’in cenaze namazları, dün mahşerî bir kalabalığın
iştirakiyle Fatih Camiinde kılındı. Bugün Isparta Ulu Camiinde bir cenaze
namazı daha kılındıktan sonra, cenazeler Barla kabristanında toprağa verilecek.Hayatlarını
iman ve Kur’ân hizmetine vakfeden ve son nefeslerini yine bir hizmet seferinden
dönerken teslim eden bu kıymetli insanları aslî vatanlarına yolcu ederken,
asil ruhlarını kesintisiz bir rahmet tecellîsine muhatap kılmasını Rabbimizden
tekrar tekrar niyaz ediyoruz.
Üçüncü
Söz
İbadetin insan için ne kadar büyük bir mânevî
ticaret olduğunu izah eder.
|
Ey havl ve kuvvetine istinadda her esaretten halâs müjdesi bulunan
ve Ona abd ve asker olanları nefis ve şeytanın ve hevâ ve hevesin esâret
ve tahakkümünden kurtarmakla bir abd-i aziz eden Sultan-ı Zülcelâl,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Hayatın yarası iltiyâm bulur; izzet-i İslâmiyenin
ve nâmusun ve izzet-i milliyenin yaraları pek derindir.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri",
Mektubat, sayfa:457, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
NEFİS MUHASEBESİ
İnsan beşerdir, hata edebilir. Hususen küllî ve umumî bir dâvanın hizmetkârlarına
yapılan taarruzların çokluğu, şerâitin ağırlığı; dâvâyı inkişaf ettirmek,
hizmetin önüne çekilen dehşetli mâniâları yıkabilmek için çeşitli hizmet
şık ve şekilleri ararken hepsinde yüzde yüz isabete muvaffak olmak pek
müşküldür. Böyle bir hengâmede müsbet netice vermeyen tedbirleri o müdebbire
söylemek lâzım iken, her ne sebeple olursa olsun, kat'iyyen başkasına söylememek
ruh, kalb, akıl ve feraset eseridir. Bunun aksine başkalarına dert yanmak,
safderunluk ve düşünce za'fının delilidir. Fayda vereceğim zannıyla fikrinde
taannüd ve taassub göstermek zarar vermenin en bâriz bir delilidir ki,
bu da ahmaklığın gözlere görünecek derecede aşikâr olmasıdır. Zira ahmaklığın
tarifi, "Fayda vereceğim niyetiyle zarar vermektir."
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |