Bayram
Ağabeyden birkaç hatıra
Hafta içinde Almanya’dan dönerken Sofya
yakınlarında geçirdikleri trafik kazasında vefat eden Bayram Yüksel Ağabeyle
Ali Uçar ve Mehmed Emin Çiçek’in cenaze namazları, dün mahşerî bir kalabalığın
iştirakiyle Fatih Camiinde kılındı. Bugün Isparta Ulu Camiinde bir cenaze
namazı daha kılındıktan sonra, cenazeler Barla kabristanında toprağa verilecek.
_____
Oğuz Umurca_____
Barla’da
Bayram veya "Bayram", Barla’da
Bu gün bayram var. Bu gün “şeb-i arûz”.
Bu gün, Münker-Nekir’in "Men rabbüke?”
suâline karşı, Risâle-i Nur Külliyatından
seçme dersler var. Ders mekânı
olarak Barla tensip buyurulmuştur. Ders, Bediüzzaman
Said Nursî Hazretlerinin huzuru ile icrâ olunacaktır.
Dersi okuyacak zât, Bediüzzaman Hazretlerinin
talebesi olma şerefine nâil olmuş, Bayram Yüksel nâm zât-ı
muhteremdir.
Allah'a ve Âhirete inanmanın lüzum ve dünya hayatına
olan tesirlerini gösterir.
|
Allahım,
Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana
niyaz ediyorum.
Ey rahmeti herşeyi kuşatan ve kâinattaki bütün in'âmât ve ihsânât,
af ve rahmet, şefkat ve merhamet O'nun eseri olan Rahîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Kâinatın ulvî ve süflî tabakâtındaki bütün âlemler
ayrı ayrı lisânla birtek neticeyi, yani birtek Sâni'-i Hakîm'in rubûbiyetini
gösteriyorlar.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî,
"Otuz Üçüncü Söz", Sözler, sayfa:600, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1993
NEFİS MUHASEBESİ
Kusurlu, hatalı bir arkadaşınızın yanlışlarını yumuşaklıkla, hürmet
ve tevâzu ile yalnız ona söyleyiniz. Kabullenmezse dahi, ikinci bir kimseye
onun hakkında gıybet etmeyiniz. Birisinin kusurunu, kusuru düzelteceğim
diye etrafa yaymak, şahsî kin, garaz, nefsin karışması gibi hallerin zorlamasının
neticesidir. Veyahut fayda veriyorum zannıyla zararların üremesine sebep
olan bir safdillik ve bilememezliktir. Başkalara yaymak değil, dâima ve
dâima ona söylemektir. Söylerken de "Acaba, hakîkaten ve bizzat nefsü'l-emirde
hata mıdır? Yoksa benim fikrime, görüşüme göre mi hatalıdır?" diye insan
kendini murakebe etmelidir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |