Ashab-ı
Meymene
“Nasıl ki insan küçük bir âlemdir;
yıkılmaktan kurtulamaz. Alem dahi büyük bir insandır, o dahi ölümün pençesinden
kurtulamaz. O da ölecek, sonra dirilecek veya yatıp subh-u haşırla gözlerini
açacaktır.”
_____
Cemil Pınar______
Ali
Uçar'ın ibretli bir rüyası
Îman-Kur’an
hizmetiyle tanıştığı günden beri durmak dinlenmek bilmeden fırtına gibi
koşuşturan Ali Uçar’ın
yıllar önce gördüğü ibretli bir rüya vardır.Yıl 1969’lar.
Ondördüncü
Lem'a, İkinci Makàm
'in binlerce sırrından altı sırrını izâh eder.
|
Allahım,
Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana
niyaz ediyorum.
Ey şefkat ve merhametinin eserleri kâinatı dolduran ve Cennet Onun
isminin bir cilvesi, saâdet-i ebediye bir lem'ası ve dünyadakü bütün rızık
ve nimetler bir katresi olan Rahmân,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Fıtrat yalan söylemez. Bir çekirdekteki meyelân-ı nümuvv
der: "Ben sünbülleneceğim, meyve vereceğim." Doğru söyler. Yumurtada bir
meyelân-ı hayat var; der: "Piliç olacağım." Biiznillâh olur. Doğru söyler.
Bir avuç su, meyelân-ı incimâd ile der: "Fazla yer tutacağım." Metîn demir
onu yalan çıkaramaz; sözünün doğruluğu demiri parçalar. Şu meyelânlar,
İrâdeden gelen evâmir-i tekvîniyenin tecellileridir, cilveleridir.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat
Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:453, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
Kusurlu, hatalı bir arkadaşınızın yanlışlarını yumuşaklıkla, hürmet
ve tevâzu ile yalnız ona söyleyiniz. Kabullenmezse dahi, ikinci bir kimseye
onun hakkında gıybet etmeyiniz. Birisinin kusurunu, kusuru düzelteceğim
diye etrafa yaymak, şahsî kin, garaz, nefsin karışması gibi hallerin zorlamasının
neticesidir. Veyahut fayda veriyorum zannıyla zararların üremesine sebep
olan bir safdillik ve bilememezliktir. Başkalara yaymak değil, dâima ve
dâima ona söylemektir. Söylerken de "Acaba, hakîkaten ve bizzat nefsü'l-emirde
hata mıdır? Yoksa benim fikrime, görüşüme göre mi hatalıdır?" diye insan
kendini murakebe etmelidir. .
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |