Nur Mektubu 
  8 Aralık 1997 Pazartesi 

Editör'den 
Yeni Linkler

Nur Web Sayfaları bilindiği gibi Risale-i Nur eksenli tüm çalışmalar için bir bilgi merkezi olması için kuruldu. Risale-i Nur Külliyatı, müellifi Bediüzzaman Said Nursî ve Nur Talebeleri hakkındaki her türlü eseri bir araya getirmek, sayfalarımızın en önemli hedefidir. Bu konuda yazılı ve görüntülü yayıncılıkta bir hayli eser olmasına rağmen, çağımızın iletişim aracı olan Internet'te henüz yeni yeni adımlar atılıyor. 

 Mektuplar İsmail Yakup 
Şuhûr-u Selâse 

Aziz, muhterem, gayretli, hâdim-i Nur Ömer abi, 

Mektubuma orada bulunan kardeşlerime muazzez Üstadımızın bir cümlesini hatırlatarak başlamak istiyorum. 



Sözler 
Dördüncü Söz 
 
Namazın ehemmiyeti hakkındadır. 
 
Cevşenden Dualar 
Allahım

Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana niyaz ediyorum. 
Allahümme innî es'elüke biesmâike Yâ Allah 
Ey ezelden beri zât ve sıfât ve esmâsıyla var olan ve hâdis ve gelip geçici mevcûdâta müşâbehetten hadsiz derecede münezzeh ve mukaddes bulunan Kadîm

Yâ Mukîm 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992  
 

Nurdan Bir Damla Ahsen-i takvîm sûretinde yaratılan insan, hayat-ı dünyeviyeye hasr-ı fikr etse, yüz derece sermâyece hayvandan yüksek olduğu halde, yüz derece, serçe kuşu gibi bir hayvandan aşağı düşer.
 
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursî, "Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas", Sözler, sayfa:293, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1993
 
Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  
Müşterek bir işte çalışan şahıslar, dinî veya dünyevî bir müessese mensupları müdavele-i efkâr yaparlarken, kendi fikrini mutlak bir isabet bilmesi, diğer arkadaşlarının fikirlerini daima isabetsiz görmesi, müessese arkadaşlarının reylerini hakir bulmasıdır. Kendi fikirleri ile yapılan işlerin zararlı ve iflasa doğru gittiğini hatırlatan en yakın arkadaşlarına yüz çevirmesi, müessesenin maddî imkânlarını elinde bulunması, şubelerdeki işin içyüzünden haberi olmayanların teveccühüne aldanmasıdır. Müesseseye sekiz-on işte şahsî kanaatinden ve başka arkadaşların fikirlerinden zararlar gelince de bir takım teviller yoluna sapmak, telaşsız görünerek kendi cebindekini değil, umumun hukukunu zayi etmesidir. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996