Nur Web Sayfaları bilindiği gibi Risale-i Nur eksenli tüm çalışmalar
için bir bilgi merkezi olması için kuruldu. Risale-i Nur Külliyatı, müellifi
Bediüzzaman Said Nursî ve Nur Talebeleri hakkındaki her türlü eseri bir
araya getirmek, sayfalarımızın en önemli hedefidir. Bu konuda yazılı ve
görüntülü yayıncılıkta bir hayli eser olmasına rağmen, çağımızın iletişim
aracı olan Internet'te henüz yeni yeni adımlar atılıyor.
Şuhûr-u
Selâse
Aziz, muhterem, gayretli, hâdim-i Nur Ömer abi,
Mektubuma orada bulunan kardeşlerime muazzez Üstadımızın bir cümlesini
hatırlatarak başlamak istiyorum.
Dördüncü
Söz
Namazın ehemmiyeti hakkındadır.
|
Allahım,
Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana
niyaz ediyorum.
Ey ezelden beri zât ve sıfât ve esmâsıyla var olan ve hâdis ve gelip
geçici mevcûdâta müşâbehetten hadsiz derecede münezzeh ve mukaddes bulunan
Kadîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Ahsen-i takvîm sûretinde yaratılan insan, hayat-ı dünyeviyeye
hasr-ı fikr etse, yüz derece sermâyece hayvandan yüksek olduğu halde, yüz
derece, serçe kuşu gibi bir hayvandan aşağı düşer.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursî, "Yirmi
Üçüncü Söz, İkinci Mebhas", Sözler, sayfa:293, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1993
Müşterek bir işte çalışan şahıslar, dinî veya dünyevî bir müessese
mensupları müdavele-i efkâr yaparlarken, kendi fikrini mutlak bir isabet
bilmesi, diğer arkadaşlarının fikirlerini daima isabetsiz görmesi, müessese
arkadaşlarının reylerini hakir bulmasıdır. Kendi fikirleri ile yapılan
işlerin zararlı ve iflasa doğru gittiğini hatırlatan en yakın arkadaşlarına
yüz çevirmesi, müessesenin maddî imkânlarını elinde bulunması, şubelerdeki
işin içyüzünden haberi olmayanların teveccühüne aldanmasıdır. Müesseseye
sekiz-on işte şahsî kanaatinden ve başka arkadaşların fikirlerinden zararlar
gelince de bir takım teviller yoluna sapmak, telaşsız görünerek kendi cebindekini
değil, umumun hukukunu zayi etmesidir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |