Bediüzzaman’ı
anlamalıyız
Prof.
Dr. Muhsin Abdülhamid
Ben, büyük Üstad, sarsılmaz mücâhid,
önder müceddid Bediüzzaman Said Nursî hakkında değişik vesilelerle kısa
makaleler yazdım. Bu, o büyük zâtın, Hicri on dördüncü asrın başından beri
kindar düşman ve sözde Müslüman olanların eliyle büyük musibet ve felâketlere
sürüklenen İslâm ümmetinin elem ve üzüntülerini kalbinde hissetmesi ve
bunu gidermeye çalışması karşısında kendisine duyduğum derin sevginin bir
ifâdesidir.
Ölüm
son değildir
"Nasıl ki gecesi var gündüzlerin,
Başka baharın da dirilmesi var."
Kime hizmet ediyor da
Yıldızlar kayıyor?
Güneş denen o harika
Nasıl ışık yayıyor?
'in
ehemmiyetini izâh eder. |
Ey büyük küçük bütün mevcudatın gizli ve açık bütün seslerini birden
işiten ve hiçbir sadâ Ondan gizli kalmayan Semî-i Alîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Duâ, bir ubûdiyettir. Ubûdiyet ise, semerâtı uhreviyedir.
Dünyevî maksadlar ise, o nevî duâ ve ibadetin vakitleridir; o maksatlar
gàyeleri değil.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursî, "Yirmi Üçüncü
Söz, Birinci Mebhas", Sözler, sayfa:287, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1993
MERHAMET
Mü'mine eziyet haramdır.
Lütf, güzellikle, tevazu ve mahviyetle, gönül alarak yapılan muameledir.
Temiz kalplilik ve yüksek insanlık hislerinin eseridir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |