Bugünün
Yazıları
Risale-i
Nur ve Medeniyet
Ocak 1998 ayından itibaren başlatmış olduğumuz her ay bir dosya etrafında
Risale-i Nur'daki mevzuları araştırma çalışmamız pek çok okuyucumuz tarafından
ilgiyle karşılandı.
Bil
Ey Nefsim
Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız
bir hale getirmiştir. Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın
bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan
herkese kâinatın kapıları açıktır. Gözle görünür ve elle dokunulur herşey
hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz.
Bugünün
Risalesi
Sekizinci
Söz
İnsanın ve dünyanın mahiyetini izah eder.
Bugünün
Şiiri
Bu
günde, Mele-i Âlânın arzda medâr-ı süruru.
Bu günde,
sekene-i arzın Mele-i Âlâda medâr-ı iftiharı.
Bu dünyada, hususan uhrevî hizmetlerde en mühim
bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçi, en metin bir nokta-i
istinad, en kısa bir tarîk-ı hakîkat, en makbul bir duâ-yı manevî, en kerâmetli
bir vesîle-i makâsıd, en yüksek bir haslet, en sâfi bir ubûdiyet, ihlastır.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Yirmi
Birinci Lem'a", Lem'alar, sayfa: 163, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
|
On
üç kapıyı çaldı,
Sevabı tutan aldı,
Şimdi tövbe vaktidir,
Çoğu gitti, azı kaldı.
H.Y.Üstündağ
Dost FM'den derlenen sohbetleri yukarıdaki "bugünkü
sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Bu haftaki konumuz Muhammed
Bozdağ'ın sesinden Esma-ü Hüsna. Hoşlanacağınızı ümit ediyoruz.
1.1-1.10
Allahım,
Senin isimlerinle Sana münacatımı arz ediyor ve onların şefaatine Sana
niyaz ediyorum.
Ey ezelden beri zât ve sıfât ve esmâsıyla var olan ve hâdis ve gelip
geçici mevcûdâta müşâbehetten hadsiz derecede münezzeh ve mukaddes bulunan
Kadîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Merhametsizliğin bir alâmeti, nisyan-ı nefisle (kendi nefsini unutarak)
kendi kusurlarını unutmakla din kardeşlerinin her birinde bir kusur bulmak,
onlara karşı sevgisini ve merhametini kaybederek tenkit gözlüğü takınmaktır.
Kendi kusurlarına yakını uzaklaştırıcı, sisli gösterici âletle bakıp, din
kardeşlerinin kusurlarına ise, mikroskopla bakmaktır. Kendi kusurlarını
gören, kardeşlerininkini örten, kendi kabahatini büyük, din ve dâvâ kardeşinin
kabahatini küçük gören, hattâ göremeyen müslümanlar, Allah ve Resûlullah'ın
rahmet ve mağfiretine nâil olan, yüksek ahlâklı, yüksek seciyeli müslümanlardir.
Ehl-i iman nişanını taşıyan dindarlardır. Öyle fertlerden müteşekkil azlar
çoktur, küçükler büyüktür, zayıflar kuvvetlidir.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996 |