Ödünç
verilmiş nimet: hayat
İnsanoğlu, kâinattaki mevcudatın vasıf ve özelliklerini çok iyi bildiği
halde hayatı insanı ve kâinatı yoktan vareden esas varlığı tanımıyor, hatta
onun üzerinde düşünmek bile istemiyor. Hayatın derin mânâsı onu ilgilendirmiyor.
Güneşin, ayın mahiyetini öğrenmek için tüm imkânlarını ve vaktini seferber
eden insan onları bulunduklerı yere hassas ölçü ve mizanlarla kimin yerleştirdiğini
aklına getirmiyor.
__
Cemil Pınar
_____
Gaflet
zamanı mı, gayret mevsimi mi?
Ünlü fizikçi Einstein, izafiyet teorisini anlatmak için dizi konferanslar
düzenlemiş. Şoförü de kendisiyle birlikte gidiyor, konuşmasını dinliyormuş...
Yine bir konferansa giderken şoför şu teklifte bulunmuş: “Efendim, şimdiye
dek tam 30 defa bu konferansınızı dinledim... Müsaade ederseniz bu kez
de ben konuşayım...”
HUZUR
"Sana muasır bir vücut olamadığımdan müteessirim ey Muhammed (S.A.M.)
!" (1) Bu söz Hz. Muhammed' (S.A.M.)
den bin üçyüz sene kadar sonra yaşamış, Büyük Alman İmparatorluğu'nun kurucusu
Prens Bismark'a aittir. Yüz yüze görüşme imkânına sahip olamamasına rağmen,
Prens Bismark'ın Hz. Muhammed (S.A.M.) gıyabında "SEN" diye hitap etmesinde
belâğatın "iltifat" olarak adlandırılan latif bir nüktesi gizlidir. Şöyle
ki:
Sekizinci
Söz
İnsanın ve dünyanın mahiyetini izah eder.
Saatim |
Sizlere müjde! Mevt îdam değil, hiçlik değil, fenâ değil,
inkıraz değil, sönmek değil, firâk-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil,
fâilsiz bir in'idam değil; belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarfından bir
terhistir, bir tebdîl-i mekandır, saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine
bir sevkiyattır, yüzde doksan dokuz ahbâbın mecmâı olan âlem-i berzâha
bir visal kapısıdır.
Bediüzzaman Said Nursi
Bediüzzaman Said Nursi,
"Yirminci Mektup, Birinci Makam", Mektubat, sayfa: 221, Yeni Asya Neşriyat,
Germany, 1994
Dost FM'den derlenen
Talha Bora Öge tarafından okunan Bir Gencin Feryadı isimli şiiri yukarıdaki
"bugünkü sohbet"
imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Diğer sohbetlerimiz ve yardım için
anasayfa-yardım imgesine tıklayınız.
2.1-2.10
Ey en gizli mahlukatının en gizli arzularını ve en hafî niyazlarını
bilen, işiten ve icâbet eden Alîm-i Zülcemal,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
İRADE TERBİYESİ VE NEFSE HAKİMİYET
Birşeyi halledip bitirmeden veya bir eseri anlayarak okuyup tamamlamadan
diğerine başlamak unutkanlığa sebep olur.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996. |