Şuhûr-u
Selâse
Îmân-ı tahkiki, îmânın nihayet mertebesi olduğundan zıddı olan küfr
ona müdahele edemiyeceği gibi onun da, zıddı olan küfre inkılabı muhaldir.
Bu nokta-i nazarlardan iman-ı hakiki güneş gibidir. Değil bir şeytan bütün
kâinat şeytanlarla dolu olsa o îmânın nurunu söndüremezler.
_____
Cemil Pınar______
Marifetullah
Bilirsiniz, meşhur laz fıkrasıdır. Mahkeme huzurunda kendisinden alacaklı
olduğunu söylemiş lazı tanımadığını söyleyen adam. Tabiî lazın tepesi atmış.
“Sen beni tanımaysun haa... Ben seni hiç tanımayrum” demiş.
Bediüzzaman'ı
nasıl tanıyorlardı?
Bediüzzaman’ın, Ankara’da kendisine yapılan câzip tekliflere rağmen,
ısrarlara rağmen Ankara’yı terk edip Van’ın Erek Dağında bir mağaraya çekildiğini
biliyoruz. Farklı bir döneme adım atan Bediüzzaman buradayken kendini bütün
bütün ilim, ibadet ve tefekküre veriyor.
Beşinci
Söz
Namaz kılmakla beraber büyük günahlardan sakınmanın
insanın hakikî bir vazifesi olduğunu beyan eder.
Günümüzde Kur'an'ın mucizeliği konusunda eser yazanların büyük bir kısmı
Bediüzzaman'ın konuyla ilgili yazdıklarından haberdar değildir. Oysa Bediüzzaman,
Kur'an'ın mucizeliği konusunda, nev'i şahsına münhasır ve cidden ilgi ve
araştırmaya değer bir metod takip etmiştir. İ'caz konusunda sözlerinin
bir eşi daha yoktur. Kendisi kapkaranlık bir ortamda doğmuş, bunlara meydan
okumuştur.
Doç. Dr. Ziyad ed Değâmin "Bediüzzaman
Said Nursî'ye Göre Kur'ân'ın İ'câzını Açıklama Metodu", 3. Uluslarası Bediüzzaman
Sempozyumu, sayfa: 50, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1996. |
Esbâba tesir-i hakîkî verilmemiş; Vahdet ve Celâl öyle
ister. Lâkin, mülk cihetinde, esbab, Dest-i Kudrete perde olmuştur; İzzet
ve Azamet öyle ister. Tâ nazar-ı zâhirde, Dest-i Kudret, mülk cihetindeki
umûr-u hasîse ile mübâşir görülmesin.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursi,
"Hakîkat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa: 453, Yeni Asya Neşriyat, Germany,
1994
Dost FM'den derlenen
Hakkı Yılmaz'ın Aşk-ı beka isimli programını yukarıdaki "bugünkü
sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Yardım imgesine tıklayarak
ses dosyalarımız hakkındaki açıklamaları okuyabilirsiniz.
6.1-6.10
Ey memleketinin ahalisine zulmetmekten ve hukukları zâyi etmekten hadsiz
derecede münezzeh olan ve hiçbir zulüm hiçbir vecihle Ona yanaşamadığını
âhiretin icadıyla gösteren Zât-ı Âdil-i Rahîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
İRADE TERBİYESİ VE NEFSE HAKİMİYET
Umumî bir gözle gezdirmek, tenbel ruhların usulüdür. Mütekâmil ruhlar,
zihninde tefekkürün muhtelif noktalarının damla damla takattur etmesine
ve bal gibi süzülmesine imkân verirler.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996. |