Bugünkü SohbetSohbet Ana SayfasıReal Player'i YükleBugünkü DuaCevsen Ana SayfasıReal Player'i Yükle
Nur Mektubu  25 Şubat 1998 Çarşamba  Günlük mektubunuz  
 Mektuplar İsmail Yakup 
Huzur 
    "Sana muasır bir vücut olamadığımdan müteessirim ey Muhammed (S.A.M.) !" (1) Bu söz Hz. Muhammed' (S.A.M.) den bin üçyüz sene kadar sonra yaşamış, Büyük Alman İmparatorluğu'nun kurucusu Prens Bismark'a aittir. Yüz yüze görüşme imkânına sahip olamamasına rağmen, Prens Bismark'ın Hz. Muhammed (S.A.M.) gıyabında "SEN" diye hitap etmesinde belâğatın "iltifat" olarak adlandırılan latif bir nüktesi gizlidir. Şöyle ki: 
     
 Akıncı 

İki yol (2) 

    Bir önceki yazıda insanın önünde iki yol bulunduğunu, bunlardan birinin ebedî azaba giden gaflet yolu diğerinin ise sonsuz mutluluğa giden hak yolu olduğunu yazmış ve ilkini seçenlerin vaziyetleri üzerinde durmuştuk. Ancak, eğer insan ikinci yol olan, Kur’ân-ı Kerim’in rehberliğindeki ebedi saadete giden hak yolunu seçerse ki bu zaten tek gerçek yoldur o zaman kişiyi, dünyada ve ahirette baki kalacak bir huzur ve mutluluk bekler. 
     
Makale 
___ Cemil Pınar____ 

Ali Uçar'ın ibretli bir rüyası 

    Îman-Kur’an hizmetiyle tanıştığı günden beri durmak dinlenmek bilmeden fırtına gibi koşuşturan Ali Uçarın yıllar önce gördüğü ibretli bir rüya vardır.ıl 1969lar. İstanbulda, sahile yakın bir bölgede okuma programı düzenlenir. Seksen civarında öğrenci vardır. 
Sözler 

Beşinci Söz

     Namaz kılmakla beraber büyük günahlardan sakınmanın insanın hakikî bir vazifesi olduğunu beyan eder.
     
Resimlerle Bediüzzaman 
 
 İmân kuvvetiyle kâinata meydan okuyan söz ve fikir sultanı Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri dünya konforundan uzak Emirdağındaki mütevazi odasında Kur'ân-ı Kerim'i okurken... 
 
Nurdan Bir Damla Fıtrat yalan söylemez. Bir çekirdekteki meyelân-ı nümuvv der: "Ben sünbülleneceğim, meyve vereceğim." Doğru söyler. Yumurtada bir meyelân-ı hayat var; der: "Piliç olacağım." Biiznillâh olur. Doğru söyler. Bir avuç su, meyelân-ı incimâd ile der: "Fazla yer tutacağım." Metîn demir onu yalan çıkaramaz; sözünün doğruluğu demiri parçalar. Şu meyelânlar, İrâdeden gelen evâmir-i tekvîniyenin tecellileridir, cilveleridir.
Bediüzzaman Said Nursi 
Bediüzzaman Said Nursi, "Hakikat Çekirdekleri", Mektubat, sayfa:453,  Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994
 

 

Dost FM'den derlenen Hakkı Yılmaz tarafından hazırlanan Kelimeler ve Kavramlar proğramından "Lümme-i Şeytanîye" isimli sohbeti yukarıdaki "bugünkü sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Diğer sohbetlerimiz ve yardım için anasayfa-yardım imgesine tıklayınız. 

 
7.1-7.10 
 
Yâ Müczile'l-atayâ 
Ey atâsına nihâyet bulunmayan Rahîm-i Zülkemâl, 

   Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992   
 
Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

İslâm muaşeret, edep ve terbiyesine riayet etmeden, nefis ve tehevvürüne kapılarak, dahilî hizmet mensuplarına hariçtekilere dahi yapılmayacak bed muameleyi yapmaktır. Bu kötü hissiyat zararlı netice doğurunca, "Ben sebep oldum, özür dilerim" olgunluğunu göstermeyerek, zararlı neticeyi acib bir halet-i ruhiye ile karşısındaki arkadaşına yüklemektir. Taraflar dahi şahısların umumunun alâkadar olduğu umumî bir meselede, iki taraf da birbirini sabit fikirlilikle itham ederek, müessese hizmetine dinamit koyarak umumun zararına sebep olmalarıdır.  

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996.