Şuuraltının
Hedefe Açık Tutulması
İnsan beyninin(beynin ruhsal mekanizmasının) insanların çoğunun bilmediği
bir özelliği vardır. İnsanların verdiği emirleri uygulamaya koyar ve daha
sonra verilen emir-kabul edilmesi şartıyla- insanlar unutsa da yerine getirilir.
Psikologlar bu durumu “şuuraltı mekanizmasının” bir özelliği olarak tanımlıyorlar.
Onuncu
Söz
Haşir hakkındadır.(Devam)
__
Cemil Pınar
_____
Yuhçu
Baba ve bizim halimiz
Asırlar önce ak sakallı, nûrânî sîmâlı bir adam varmış. Zühd ve takvâ
sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip
saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi
verildiğinde, hemen çoğunlukla, “Yuh olsun” dermiş. Halk bunun sebebini
bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra,
“Yuh olsun” demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş.
Bediüzzaman Said Nursî, yüzyılımızın yetiştirdiği önde gelen İslâm
mütefekkirlerinden biridir. 1876'da Bitlis'in Hizan kazâsına bağlı İsparit
nâhiyesinin Nurs köyünde dünyaya gelmiş, 23 Mart 1960'da Şanlıurfa'da Hakkın
rahmetine kavuşmuştur.
Toplumsal
evrim ve aldatılan insanlık (2)
İnsanlık tarihi Hz. Adem’in yaratılışıyla başlamıştır. Cenab-ı Allah,
Hz.Adem’i yaratmış ve ona cennete tekrar girmeden önce kendini eğitebileceği
bir imtihan ortamı hazırlayarak, onu dünyaya göndermiştir. Hz. Adem’in
yaratılışı ve yaşantısı Kur’ân-ı Kerim’de bizlere tüm detaylarıyla bildirilmiştir:
|
Selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyette
ve îmandadır.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "İkinci
Söz", Sözler, sayfa:23, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994.
Dost FM'den derlenen
Hakkı Yılmaz tarafından hazırlanan Kelimeler ve Kavramlar proğramından
"Lümme-i Şeytanîye" isimli sohbeti yukarıdaki "bugünkü
sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Diğer sohbetlerimiz
ve yardım için anasayfa-yardım imgesine tıklayınız.
1.1-1.10
Ey günahkâr kullarına onca isyanlarına rağmen tevbe ve ricâ kapısını
açık bırakıp onları rahmet ve keremiyle rızıklandırmaya devam eden Halîm,
Ey bütün mevcûdâtı bütün ahvâliyle kabza-i rubûbiyetinde tutan ve hudutsuz
sıfat ve isimlerin tecelliyâtı zerreden Arş-ı Âzama kadar her şeyi şe'niyle
ihâta eden Azîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Onun (Risale-i Nurların) Anadolu'da okumamış insandan aydın insana kadar
büyük bir kitleyi yeniden İslam kültürü ve inancıyla eğittiğini, adeta,
Anadolu'da yeni bir kültür akımı doğurduğunu ve bir kültür savaşına giriştiğini
görmemek mümkün değildir.
Sezai Karakoç, İslamın Dirilişi,
sayfa: 32.
BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER
Büyük zatların sözünde bazen yetmiş mânâ bulunur.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996. |