İslâm
Medeniyeti
Hakkını vererek anlatabilmek için ciltler dolusu yazmak lazım. Şunu
belirtmek gerekir ki insanoğlunun bugün ulaştığı muasır medeniyet seviyesi
tamamiyle İslâm kültürünün bir sonucudur. (1) Hristiyanlığın
zuhurundan en aşağı onbeş asır sonra teşekkül etmiş bir Avrupa medeniyeti
nasıl olur da hristiyanlığa izafe edilebilir? (2)
Sosyal
Çevrenin Temizliği
Çevre sağlığı denince hatıra gelen en önemli konulardan biri de müşterek
çevre temizliğidir. Müşterek çevremiz bilindiği gibi yollar, ibadethaneler,
okullar, parklar, çocuk bahçeleri, stadyumlar, mesire-piknik yerleri, helalar,
sahiller ve bütün kurumlardır.
Onuncu
Söz
Haşir hakkındadır. (Devam)
___ Mü'mine
Güneş ___
Yalnız
yolcu
Yalnız bir yolcu. Dünya memleketinin, Ankara şehrinde, ezel ve ebed
arasında, insanlar için zaman diye biçilip ihsan edilmiş bir vakit dilimciğinin,
kendisine ait parçası içinde, yalnızlığını ve yolculuğunu derinden hissederek,
bir imtihanda olduğunun bilincini kafasına yüklemiş, Kızılay denen bir
muhitin caddelerinde değil. Belki herkes yalnızlık içinde.
Bediüzzaman'ı
nasıl tanıyorlardı?
Bediüzzaman’ın, Ankara’da kendisine
yapılan câzip tekliflere rağmen, ısrarlara rağmen Ankara’yı terk edip Van’ın
Erek Dağında bir mağaraya çekildiğini biliyoruz. Farklı bir döneme adım
atan Bediüzzaman buradayken kendini bütün bütün ilim, ibadet ve tefekküre
veriyor. Geceleri mutlaka teheccüde kalkıyor, namaz kılıyor, bolca dua
ediyor. Yazın burada, kışın da Van’da kardeşi Abdülmecid’in yanında ve
Nurşin Camiinde kalıyor. Böylece iki yıl geçiyor. Bu esnada bir kısım da
talebeler yetiştiriyor. Yetişmiş elemana çok büyük önem veren Bediüzzaman
bir gün talebelerine Van gölündeki Akdamar adasını kastederek şöyle dediğini
görüyoruz:
|
Evet, her hakîki hasenât gibi,
cesaretin dahi menbâı îmandır, ubûdiyettir. Her seyyiât gibi, cebânetin
dahi menbâı dalâlettir.
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Üçüncü
Söz", Sözler, sayfa:25, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994.
Dost FM'den derlenen
Hakkı Yılmaz tarafından hazırlanan Kelimeler ve Kavramlar proğramından
"Lümme-i Şeytanîye" isimli sohbeti yukarıdaki "bugünkü
sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Diğer sohbetlerimiz
ve yardım için anasayfa-yardım imgesine tıklayınız.
1.1-1.10
Ey herşeyi hikmetle yapan, her işi hikmetle gören ve bütün intizâmâtın
ve nizamların ve muvâzanelerin menşei olan hikmetinin eserleri müdebbirâne,
mürebbiyâne eşyâda, menfaatlerinde ve maslahatlarında görünen Hakîm,
Ey ezelden beri zât ve sıfât ve esmâsıyla var olan ve hâdis ve gelip
geçici mevcûdâta müşâbehetten hadsiz derecede münezzeh ve mukaddes bulunan
Kadîm,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok
ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden
halâs et.
Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında
Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992
Üniversitede iken Risale-i Nur tercümelerini tanıdım. Allah'ın lütfu
ile, bu eserleri okuduğumda, tercümesinden Kuran-ı Kerim okumaya başladığımda,
herşeyin daha bir tutarlılık kazandığını gördüm. Ben, dinsiz maziye sahip
bir batılı olarak, kainatın Yaratıcısını Bediüzzaman'ın eserlerinden öğrendim.
Meryem Weld
Köprü, sayfa: 3, Kış 1995.
BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER
Herşey, her mesele okumakla halledilir. Zira eserlerde hepsi var. Fakat
insan görmüyor.
Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi,
Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996. |