ezgiyi çalSohbet Ana SayfasıReal Player'i YükleBugünkü DuaCevsen Ana SayfasıReal Player'i Yükle
Nur Mektubu 
23 Nisan 1998 Perşembe  Günlük mektubunuz  
Belgeler Konuşuyor 

Yanlış Tanıtılmaya Çalışılan Bir Dahi: Bediüzzaman Said Nursi 
 
II-Bediüzzaman, Büyük Bir İslam Alimi ve Asrın Müceddididir 
 

    Bedîüzzaman'ın ilmî şahsiyeti de, islam âleminde ve Türkiye dışında bütün dünyada tam olarak takdir edildiği halde, Türkiye'de özellikle ilim adamları çevresinde yeterince tanınmamıştır. Bunda, yapılan menfî propagandaların tesiri büyüktür. Bir zamanlar, ilâhiyât öğretim üyelerinin Doç. yahut Prof. olabilmeleri için, Bedîüzzaman ve onun 6.000 küsur sayfayı bulan Risâle-i nur adlı eserleri aleyhinde konferans yahut makale bulunması şartı arandığını, hâdiseyi yaşayan hocalarımız anlatmaktadır. 
 Sözler 

Altıncı Söz 

     Cenâb-ı Allah'ın bize emanet verdiği nefis ve malı O'nun istediği surette kullanmanın insan için ne kadar önemli olduğunu beyan eder.
 Ayna 

Reşha Mesleği 
 

    Risale-i Nur’un benim için belki de en anahtar risalesi olan Yirmidördüncü Söz’ün en kritik ve de en çetrefilli kısmı ise, “İkinci Dal”dır. Her sayfasında tekrar tekrar dallanıp budaklanan bu dal’ı her veçhesiyle kavradığımı sanmıyorum; ama burada sözü edilen ‘reşha mesleği’nin, Risale-i Nur mesleğinin en iyi sembolik özeti olduğunu düşünüyorum. 
Makale
Ömer Sevinçgül

Kulluğum Sultanlığımdır 

    Hatırlıyorum, bir tanıdığım 'Niçin namaz kılıyorsun?' diye sormuştu da hemen cevap vermek yerine, başka bir soruyla mukabele etmiştim: 'İlletini mi öğrenmek istiyorsun, hikmetini mi?' Şaşırmış, 'bu ne demek oluyor' demişti. Şöyle bir açıklama yapmıştım: 'İllet, hakiki sebep demektir. Hikmet ise, gözetilen fayda ve menfaat.' 
 Mesaj 
 

Tebliğ cesaret ister  

    İnsanlar vardır, inandıkları doğruları gerektiği zaman, gerektiği yerde söyleme cesareti gösteremezler. Oysa öyle an gelir ki o doğrunun mutlaka söylenmesi gerekir. Tâ ki hakkın üstünlüğü bilinsin, yanlışlıklar ortaya çıksın, yanlışçılar yanlışlarından vazgeçsin veya onu yayma, uygulama cesareti bulamasınlar. Bilhassa kalabalıkları sürükleyebilecek insanlara bir “Dur!” mahiyetinde olan bu tip hatırlatmalara büyük ihtiyaç vardır. Hadis-i şerifte, “En büyük bir cihadın, zalim bir devlet başkanına karşı doğruyu söylemek”(1) olarak gösterilmesi bu açıdan büyük bir önem arz eder. 
 Nurdan Bir Damla    Zîrâ, helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur. Ferâiz-i İlâhiye ise hafiftir, azdır. Allah'a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki, târif edilmez. Vazife ise, yalnız bir asker gibi, Allah nâmına işlemeli, başlamalı. Ve Allah hesâbiyle vermeli ve almalı. Ve izni ve kânunu dairesinde hareket etmeli, sükûnet bulmalı. Kusur etse istiğfar etmeli: "Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl. Amin!" demeli ve O'na yalvarmalı.
 
Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî, "Altıncı  Söz", Sözler, sayfa:30, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994.

 

Eyüp Otman tarafından sözleri yazılıp, Ali Oktay tarafından bestelenen Aziz Üstadım adlı ezgiyi "ezgiyi çal" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Diğer ezgiler, sohbetler ve yardım için ana sayfa-yardım imgesine tıklayınız. 

 

2.1-2.10 
 
Yâ Rafîa'd-derecât 
Ey kemâlât-ı kibriyâsı mümkün ve mutasavver bütün mertebelerin üzerinde bulunan ve mahlûkatı mektûbat-ı Samedâniye ve memurîn-i İlâhiye mertebelerine çıkaran ve îman ve itaatle Ona intisab edenleri a'lâ-yı illiyîne yükseltip fazl ve keremiyle ulvî derecelere mazhar eden Fâtır-ı Hakîm
 

 Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992   
 
  
 

 Ömer Sercan  

Ölüm son değildir 

Kime hizmet ediyor da 
Yıldızlar kayıyor? 
Güneş denen o harika 
Nasıl ışık yayıyor? 

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER 

Satır satır, kelime kelime okumak. 

Hizmet hizmet derken şahsî dersini unutanın hizmeti muvakkat olur.  

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996.