ezgiyi çalSohbet Ana SayfasıReal Player'i YükleBugünkü DuaCevsen Ana SayfasıReal Player'i Yükle
Nur Mektubu 
29 Nisan 1998 Çarşamba  Günlük mektubunuz  
Mektuplar İsmail Yakup 
 
HUZUR 
    "Sana muasır bir vücut olamadığımdan müteessirim ey Muhammed (S.A.M.) !" (1) Bu söz Hz. Muhammed' (S.A.M.) den bin üçyüz sene kadar sonra yaşamış, Büyük Alman İmparatorluğu'nun kurucusu Prens Bismark'a aittir. Yüz yüze görüşme imkânına sahip olamamasına rağmen, Prens Bismark'ın Hz. Muhammed (S.A.M.) gıyabında "SEN" diye hitap etmesinde belâğatın "iltifat" olarak adlandırılan latif bir nüktesi gizlidir. Şöyle ki: 
 Sözler 

Onuncu Söz 

     Haşir hakkındadır.(Devam)
 Makale 
____ İsmail Yediler_____ 

Sefkatle donanmis cesaret 
 

    Avustralya'da Barefoot Bushman Vahsi Hayvan Parki'nda, Karla Bredl isimli 21 yasindaki bir kiz, turistlere, timsahlarin nasil beslendiklerini anlatiyordu. Biraz sonra basina geleceklerden habersiz olarak konusmalarina devam ederken, birdenbire 4.5 metrelik dev bir timsahin saldirisina ugradi. 
 
___Lâtif Salihoğlu ___ 

İman ezelî bir sözleşmedir 
 

    Tire’den muhterem Ersan Temiz, İşârâtü’l-İ’câz’da geçen Sa’d-ı Taftazanî’ye ait îmânın tarifiyle ilgili sözlerine bir izâhât getirilmesini istiyor. Oradaki tarif ise şöyledir: “Îmân, Cenâb-ı Hakk’ın, istediği kulunun kalbine, cüz’-i ihtiyârının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur.” 
 Akıncı 
 

İmanın penceresinden bakmak 

    Beraberinde Allah (cc.)’a kayıtsız şartsız tevekkülü getiren halis bir iman, gelip geçici bir imtihan yurdu olan dünya hayatında Rahman olan Allah’ın müminlere verebileceği en büyük nimettir. Çünkü iman, Allah’ın kendi katından hidâyet verdiği insan için, sadece zahirde kalmaz; aksine ruhta derin olarak hissedilen mânevîyatla hayatın her safhasında sayısız güzelliği getiren bir hayat biçimi halini alır. Böylece dini tanımadan ve öğrenmeden önce karanlık olan dünya, imanın nuru ile aydınlanır, sıkıntıların hâkim olduğu vicdân rahatlar ve kişi Cenâb-ı Allah’a teslimiyetin ferahlığını yaşamaya başlar. 
 Nurdan Bir Damla    Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi, tevehhüm-ü küfür dahi, küfür değildir. Tasavvur-u dalâlet, dalâlet olmadığı gibi, tefekkür-ü dalâlet dahi, dalâlet değildir. Çünkü, hem tahayyül, hem tevehhüm, hem tasavvur, hem tefekkür, tasdik-i aklîden ve iz'ân-ı kalbîden ayrıdırlar, başkadırlar.
 
Bediüzzaman Said Nursî
 
Bediüzzaman Said Nursî, "Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam", Sözler, sayfa:251, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994.
 
 

Dost FM'den derlenen Talha Bora Öge tarafından okunan "Noksanım Eksiğim, Muhtacım" isimli şiiri yukarıdaki "bugünkü sohbet" imgesine tıklayarak dinleyebilirsiniz. Diğer sohbetlerimiz ve yardım için anasayfa-yardım imgesine tıklayınız. 

 

6.1-6.10 
 
Yâ Men zelle küllü şey'in li izzetih 
Ey en küçük mahluktan en büyük mevcuda kadar herşey Onun izzet-i kudretine mütezellilâne boyun eğen Zât-ı Azîz-i Muktedir, 

 Sübhaneke ya lailâhe illa Entel Emanül Eman hallisna minen nar 
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et. 

Ümit Şimşek, Risale-i Nur Işığında Cevşen Meali, Zafer Yayınları, İstanbul, 1992   
 
 
  

İsmail Yakup
Saatim 

Nefis Muhasebesi, Zübeyir Gündüzalp  

BAŞARIYA GÖTÜREN PRENSİPLER 

Daima okumak. 

Dem ve damarlarımıza karışacak derecede okumak. 

Zübeyir Gündüzalp, Nefis Muhasebesi, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1996.